Bu şehir Expo alanında ne olduğunu ne yapıldığını görmeden Expo'yu eleştirdi.

İnsanlar binlerce kilometre öteden geldiler, bizimkiler burunların ucunda ne yapıldığını görmeye gitmedi, merak bile etmediler!

Dikilen ağacına, ekilen çimine, yurt dışından binlerce dolar harcanarak ithal edilmiş, belki hayatlarında bir daha göremeyecekleri bitkilere karşı çıktılar. Bilmeden, görmeden, dokunmadan, koklamadan.

Bu şehirde, Expo'nun sembolü 'Şakayık'ı tartıştık.

Yapıldı bitti açıldı 'yerini' tartıştık.

Kapısına kadar götürülen 'tramvay'ını konuştuk.

Sayesinde yapılan yolları, köprüleri, üst geçitleri eleştirdik.

Expo için bilip bilmeden her şeyi söyledik ama gidip görmedik. kapısından içeri girmedik.

Expo sayesinde dünya starları Antalya'ya geldi, gidip dinlemedik.Dünya mutfağından restorantlar açıldı gidip yemedik.

Ama, hepimiz Expo'yu konuştuk. Expo'yu Yazdık, çizdik...

Expo kapandı. Muhtemelen, gidip görmedik(!) ama viranedir.

Şimdi yine Expo'yu konuşuyoruz. Ne yapacağımızı!...

Kumar Merkezi yapalım diyen var. Recep Tayyip Erdoğan orayı yakar o dediğinizi yapmaz. Demek ki olacak şeyler söylemek lazım.

Müze yapalım diyen var. Özel Üniversitelere verelim, sağlık merkezi yapalım diyen de.

İstemezükçülere kalsa , hiç bir şey yapmayalım kurusun kalsın derler.

Onlarda da öyle bir zihniyet var.

Onlarda ne yapalımın karşılığı yok.

Yapmayalım!...Hiç bir şey yapmayalım....

Şimdi Antalya Yüksek İstişare Kurulu, özel bir rapor hazırlayarak proje önerilerini kamuoyu ile paylaşacak.

Neyi değiştirir bilmiyorum.

Expo'nun kuruluşunda bakanlık kağıt üzerinde şehri Expo'ya dahil etti. Ama sonrasında hep bildiğini yaptı.

Antalya adına yaratılan katma değerleri bir kenara bırakalım. Expo'nun kaderine yine bakanlık karar verecektir. Çünkü biz Expo'ya sahiplenmedik. Kendimize ait hissetmedik.Bu saatten sonra da 'Şunu yapalım' dememizi Bakanlık ciddiye almayacaktır.

Ama bakın görün, bakanlık ne yaparsa yapsın yine karşı çıkacağız.

İstemezükkkk diye çırpınacağız!...