Eylüller gelip geçiyor...
Haşmet Öyken
O kara Eylül'ü yaşadığımız topraklarda yapraklar çoktan sarardı.
Buralar inadına yeşile filiz veriyor.
Begonviller ebemkuşağı gibi,
Yaseminin kokusu hala Akdeniz.
Hanımelleri yeniden çiçeklendi.
Kan, kin, nefretin içinden güzellikleri bulmaya çalışıyorum bu Eylül sabahında.Yine o kara kuş.
bu yılın yavrusu biliyorum. Gagası turuncuya dönmedi daha.
O geliyorsa bahçeye, sonbahar geliyor .
Sarmaşıklar bayramdan sonra kırmızıya dönecek , sonra yapraklarını dökecek.Hazan neden hep hüzün.
Saba makamı gibi, kahır dolu karamsar.
Bir an önce geçip gitse de Sara'nın buğulu gözlerine Kasım ayına ulaşsak.
O filmi bir kez daha izlesek, tekrar tekrar aşkı yaşasak...
Only Time ile Enya, kulağımıza aşkı fısıldasa...Oysa ne kadar uzağız.
bırak aşkı, insanlıktan.
Cenazelerimiz var kucaklarda.
Tabutlar kamyonlarla geliyor.
Sokaklarda silah sesleri, ateşe vermişler dünyamızı...
Her Eylül , kurşunların, bombaların arasında kendimizi, insanlığı, hayatı mı arayacağız.
0 yaşlarda bir sabun reklamındaki tınıya, Diana Ross'un Do you know vhere you're gongto' adlı şarkısına hapsetmiştik içimizdeki sevgiyi.
Üstünden 37 yıl geçti ben hala gençliği arıyorum.
Bizim kuşağı, katlettiler, ben hala Eylülleri yaşıyorum.
Yaşıyorum ama çocuklarımızın, insanlığın öldüğünü göre göre...Değişmeyen yazılar
Yorumlar