2017 yılı 2016 yılının adeta devamı oluyor.
2016 yılında Rusya yoktu, 2017 yılında başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden gelecek turist sayısında önemli azalma görülüyor.
Rusya ve BDT ülkelerinden gelecek turist rakamları ise yüz güldürüyor.
Yüz güldürüyor diyorum çünkü turizmci adeta sayıya oynuyor.
Turizmci için sanki ne kadar çok turist gelirse o kadar iyi olur düşüncesi hakim.
Halbuki Rusya ve BDT ülkelerinden görülen bu yüksek artış tamamen fiyata endeksli.
Fiyatlar adeta yerlerde sürünüyor. Avrupa fiyatlarının çok altında tatil yapabilecek olan Rus ve BDT ülkeleri vatandaşları, bu yıl Avrupa fiyatlarının yüzde 30 altında tatil yapabilme olanağı bulabiliyorlar.
Antalya’ya gelecek turist sayısı belki 2016 yılına göre artış gösterecek ama elde edilecek gelir 2016’nında altında kalacak.
Otellerin Nisan ve Mayıs ayı için verdikleri fiyat inanılacak gibi değil. Oteller bu uygulama ile adeta kendi ayaklarına kurşun sıkıyorlar.
Çünkü verdikleri fiyat ile turiste kaliteli hizmet sunmanın imkanı yok.
Bu fiyat karşısında oteller daha az personel ile hizmet verecek. Yiyecek ve içeceklerde kısıtlamaya gidecekler. Hizmet kalitesi de düşecek.
İşte o zaman Türk turizminin geleceği de tehlikeye düşecektir. Çünkü Türk turizminin en büyük kozu kaliteli hizmettir. Bu kozu kaybedersek Türk turizminin de geleceğini kaybedeceğiz.
Devletimiz ve turizmin ileri gelenleri bu tehlikeyi görüp tedbirler almalı.
Ne gibi tedbirler derseniz turizmciler kaliteli servisi devam ettirmeli. Devlet ise otellerin kaliteli hizmeti sürdürebilmeleri için otellere teşvikler vermeli.
Bu teşvikler neler olmalı derseniz personelin vergi ve sigorta primlerinde indirim. Otellerde tüketilen yiyecek ve içeceklerin KDV’sinde indirim. Özellikle yüksek vergilerin alındığı ve en çok tüketilen alkolün otellerdeki KDV oranı mutlaka düşürülmeli.
Çünkü otellerin en büyük gider kalemini personel ve yiyecek içecek oluşturuyor.
Oteller hizmet verir. Hizmeti ise personel ile sağlar. Ama geliri azalan oteller ilk önce personel indirimine gidiyor. Personel azaldıkça da verilen hizmet azalıyor.
Müşteriler otellerde en çok yiyecek ve içecek kalitesinden memnun. Ama oteller sattıkları bu fiyatlarla kaliteli yiyecek ve içecek veremezler.
İşte bu nedenle hükümet yetkilileri bu durumu görüp oteller için acil teşvikler getirmeli.
Bu konuda da en büyük görev Kültür ve Turizm Bakanlığı’na düşüyor. Bakanlık öncelikle Başbakan olmak üzere ilgili bakanlıklara işin vahametini anlatarak teşviklerin bir önce verilmesini sağlamalıdır.
Şu anki şartlarla turizmde fiyat kalite dengesinin sağlanması mümkün değil.
Benden de söylemesi…