İlk Gerontoloji bölümü Akdeniz Üniversitesinde 2006 yılında kuruldu. Aradan tamı tamına 10 yıl geçti. Geriye doğru baktığımızda Gerontolojinin bu on yılda çok şey başardığınız görüyor, haklı olarak seviniyor ve gurur duyuyoruz. Gerontolojinin gerekliliğini anlatmaya başladığımız 1998 yılında kimseyi ikna edemememin acısını içimizde hissediyorduk. Buna rağmen 2000 yılında Türkiye Gerontoloji Atlası (GeroAtlas) araştırmasının startını verdik. Bizimle alay edilmesine rağmen! Ama alaycılık 2006 yılında kaygıya dönüştü. Kimse ülkemizde Gerontoloji Bölümü kurulacağına inanmıyorken, Yükseköğretim Kurumu’na 2005 yılında verdiğimiz dilekçe Bakanlar Kurulu’nda görüşülerek Gerontoloji Bölümünün kurulmasına karar verildi. Sonra hazırlıklar başladı. Bu arada 2007 yılında ilk yaşlılık raporunu yazdık. 2009 yılında da öğretime başladık. Bu on yıllık dönemde atlattığımız badirelere değdi. Aydın Merkez, Nazilli, Dinar, Gölköy, Ordu, Antalya ve İzmir’de çeşitli faaliyetlerde yerimizi aldık ve toplumuzda gerontolojik bilginin yayılmasına çalıştık.
Buna rağmen 2016 yılının başlarında hala “gerontolog” mesleği resmiyet kazanmamıştı. 2016 sonuna geldiğimiz şu günlerde artık gerontolog mesleği adı altında bir mesleğin bulunduğu bir ülkeyiz. On yıl süren bu mücadelede mutlu sona eriştik. Fakat asıl şimdi başlıyoruz.
Gerontolojiye yeniden start verdik. Bundan sonra gerontolojik bilgi üretiminde yeni kıstaslar geçerli olacaktır. Bununla da yetinmiyoruz. Gerontolojik bilgiyi halkımıza taşıyoruz. Yaşlanma ve yaşlılık üzerine bilgileri sadece birkaç uzmanın bilgisi olmaktan kurtarıyor, bunun yerine halkın bilgisine dönüştürüyoruz. Çünkü bunun çok önemli olduğuna inanıyoruz. Önemi, yaşam süresinin uzamasından, yaşlıların çoğalmasından ve başarılı yaşlanma isteğinin kitleler arasında yayılmasından ileri geliyor.
Bu yüzden 2016 yılının Mayıs ayından itibaren Gerontolojinin direksiyonunu halkımıza doğru çevirdik. Önce GeroAtlas60+Tazelenme Üniversitesi’ni hayata geçirdik. Türkiye’nin tarihinde ilk defa 60 yaş ve üzeri kişilere “üniversite” kapısını araladık. Bize göre bu bir “çığır” açmıştır. Bunun göstergesi de katılımcı sayısıdır. Şu anda 600’den fazla yaşlımız “gerontoloji öğrenimi” görüyor. Gönüllü öğrencilerimizin sayısı her geçen gün artıyor.
Şu anda yepyeni bir projenin başarısına seviniyoruz ve bunu halkımızda paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Tazelenme Günleri projesine Antalya’da başladık. Gerontolojik bilgiyi geniş halk kitlelerine yaymak için yapılan bu projede AVM’lerine gidiyor, orada Gerontolojiyi halkımızla buluşturuyoruz. Son bir ay içinde iki defa bu buluşma gerçekleşti. 2017’de devam edecektir.
Bütün bu sevincin bir hüzünlü yüzü var: Halkımızın ilgisi ne kadar büyükse, bilim insanlarımızın ilgisi de o kadar azdır. Biz, bunun sebebini biliyor ve onları insan olarak anlıyoruz. Fakat Gerontoloji artık yoluna yeni bir kulvarda devam edecektir. Bu açıdan bakınca, biz atalarımızın mirasını saygıyla anıyor, bize bıraktıkları “sivrisineğin sazı” deyimini 2017’nin tarafımızdan söylenmeyen, ama düşünülen sloganı olarak hafızamızın bir kenarına yazıyoruz.