Grip aşısı her sene yeni suş olarak Eylül-Ekim aylarında piyasaya sürülüyor. Gribin arttığı mevsimler özellikle sonbahar dönemidir. Sonbaharın yanı sıra bahar döneminde tekrar bir artış gösteriyor. Grip aşısının her yıl sonbaharda yapılması gereklidir ama koruyuculuğu birkaç yıl üst üste yaptıktan sonra daha artmaktadır; ilk yıl koruyuculuğu daha az olabiliyor. Grip aşısında üç tane virüs suşuna karşı aşı hazırlanmaktadır. Aşı, bir önceki senenin en sık görülen virüsleri üzerine yapılır. Her yıl tekrarlanan aşılamalar sonrasında hastaların bağışıklık sistemi sürekli aktif olduğu için gribe karşı gerçekten dayanıklı oluyor.
Sadece kronik böbrek yetmezliği hastalarında iki doz aşı yapılır, diğerlerinde yılda bir tek doz aşının bir yıl boyunca koruyuculuğu mevcuttur. Gripten korunmada öncelikle genel sağlığın iyi olması lazım; vücutta D vitamini eksikliğinin olmaması, bağışıklık sistemi için vücudun kansız olmaması, şekerin kontrol altında olması gerekiyor. Salgın olduğu dönemlerde çok kalabalık yerlere özellikle risk faktörü olan kişilerin girmemesi, toplu taşıma araçlarında ya da kalabalık bölgelerde kişilerin kendisini koruması şart. En kolay bulaşma yolu solunumdan ziyade; göz, burun akıntısı gibi sıvıların ele bulaşması, elden de tekrar ağza götürülmesi ile olur. Onun için en önemli korunma yöntemi aslında kişilerin dışarıdayken ellerini ağızlarına, burunlarına ya da gözlerine götürmemesi, eve gelir gelmez ellerini yıkamalarıdır.
Gribin en önemli tarafı gerçekten grip olup olmadığının anlaşılır olması, soğuk algınlığı ile karıştırılmamasıdır. Gripte; yüksek ateş, yaygın vücut ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, öksürük, genel durum bozukluğu olur.