Önce bir ‘iyi haftalar’ dileyelim, sonra da söze böğründen gireriz. Ekonominin patronu sayın Bakanımıza kulak verelim, ne diyor? ‘Vergi yükümüz sanıldığı kadar ağır değil’ dedikten sonra sözlerine ‘emekli ve çalışan zenginleşti’ diyerek devam ediyor. Eh dil düşüncenin arka planını yansıtırmış, hadi inşallah böyle olsun. Ama fakat emekçisi, emeklisi, iki yakasını bir araya getiremeyen beyaz yakalısı, mavi yakalısı hayat pahalılığından yakınarak, ‘geçinemiyoruz’ diyor, feryat ediyor. Vergi yükü deseniz çalışana da amirine de memuruna da ağır geliyor. Buna ne diyelim? Evet durum bu, yorumsuzca.

***

Vatandaşınki yaşam değil, geçim mücadelesi. Hayat pahalı, cüzdan boş. Akaryakıta gelmiş okkalı bir zam, bunun meali de iğneden ipliğe gelecek olan zam, vergiye zam, faturalara zam, ÖTV’ye zam hepsi hafızalarda, tekrara gerek yok. Millet geride kalan seneleri sayıklar olmuş vesselam. Vergi oranı ‘düşük’ diyor sayın Bakan ama vatandaşın cüzdanı öyle demiyor, ‘hayat pahalı cüzdan boş’ diyor. Sokakta denklem natamam, hesap kitap değişti. Esnaf kan ağlıyor, neyse ki vergi yükümüz hafifmiş! Makulümüzü de mi kaybedeceğiz ne?

***

Misal, enflasyonda tahmin şaştı ama etiketler şaşmadı. Allah aşkına tarım ülkesi Türkiye’de gıda enflasyonu neden düşmüyor, neden bu kadar yüksek? Maaşlar düşük enflasyon yüksek. Milyonlar merakta. 2026’da enflasyon ne olur, memurun, emeklinin, asgari ücretlinin aylığı ne olur? BağKur, SSK ve memur emeklisi arasındaki fark giderilir mi, refah payı verilir mi? Kasım ve Aralık ayı enflasyon verileri ne olur, beklenti ne? Öyle ya, ona göre vaziyet almak mı lazım? Kalmayın kusura merak bu ya.

***

Biliyor musunuz, ekonomi, sağlığı da ömrü de etkiliyormuş. Stres ve dengesiz beslenme olsa gerek, hani derler ya ‘sağlık ancak varlıkla mümkündür’ diye, sahiden çok doğru sözmüş. Baksanıza, TÜİK Ekim enflasyonunda frene basmış, ENAG ise gaza basmış. Vatandaşın enflasyonuna gelince, ne siz sorun ne biz söyleyeyim, almış başını gidiyor hunili deli misali. Enflasyon aylardır düşüşteymiş, TÜİK’e göre de fiyatlar, özellikle gıda etiketleri artmıyormuş falan feşmekan. İyi de artmayan fiyatlar semt pazarları tezgahlarında nasıl, neden uçmuş? Tüketici mevsim sebze ve meyvelerini tane ile alır olmuş. Gündüz tezgâhları dolaşıp, akşam pazar alışveriş yapar olmuş. Acaba tıpta buna ‘sosyal şizofreni’ mi deniyor ki? İyi haftalarınız olsun. Kalın sağlıcakla.