Diyelim ve söze gıda enflasyonu ile girelim. Ve de kuru soğan ile kankası patates diyelim. Mutfağın olmazsa olmaz ikilisi. Amma velakin, bu yıl ki aşırı yağışlar soğan üretimini de vurunca, kuru soğanın çarşı pazarda kilosu 70 lirayı bulmuş, üç kilo soğan olmuş yüz kağıt. Hani pek lezzetli ve faydalı olan kırmızı soğanın kilosu da yüz liraya dayanmış. Ehh, kuru soğanının etiketi ağlatır da yandaşı patates geri kalır mı; onun fiyatı 60-65 liralara dayanmış. Bu arada kırmızı ete rakip olan tavuk (beyaz et) eti de kanatlanıp uçuşa geçmiş tavuk etinin kilosu da 500 lirayı geçmiş. Hoppala!

***

Öyle ya vatandaşın sorunu gıda enflasyonu. Mutfak da tencere kaynamasın da aç mı kalsın millet. Orta Doğu savaşı yine mazotu vurmuş ve mazotun litresi olmuş sana 70 lira. Temmuz ayında mazota gelen üçüncü mü dördüncü mü zam bu, şimdilik. Hal böyle olunca da sonuç bu oluyor işte. Öte yandan mevsimsiz yağışlar. Üreticiye ve pazar esnafına göre, aşırı yağışlar kuru soğan üretimini vurmuş. Kuru soğana çözüm ithalatta aranıyormuş adı geçen ülke Özbekistan, Türkmenistan falanmış.

***

Hani mazotun, benzinin fiyatı gün bugün güncelleniyor(!) ya. Ve de mutat olduğu üzere genellikle millet uykudayken gecenin bir yarısı yapılıyor ya. Ehh, haliyle dövizdeki artış önce akaryakıta, sonra da domino etkisiyle diğer ürünlere yansıyor. Da, akaryakıta ucun ucun yapılan zammın arkası gelir mi gelir, zira bu güncellemeler sisteme bağlanmış gibi otomatik olarak yapılıyor. Kötü sürpriz artık ezberimizde, akaryakıta zam gelince ardından doğalgaz ve elektrik alır nasibini. Sonrasında ise bellediğimiz replik, iğneden ipliğe zam. Şimdi beklemedeyiz, zam sırası bakalım neye ve ne zaman gelecek? Firmalar üretimlerine yapacağı zamları, akaryakıta yapılan zamla belirlemiyor mu? Düz mantık.

***

Alın işte kırmızı et sofradan 'eyvallah' deyip kalkınca, kırmızı ete rakip olan tavuk etinin de fiyatı hızla yükselmiş, kilosu 500 lirayı geçmiş. Kanat, but falan bunların da etiketleri zamlanmış. Özellikle de mangal sevenlere duyurulur! Ekonomik veriler, güncelleme falan derken yaşam, yaşanmaz hale geldi vesselam. Gelinen noktada harcamalar sağlık, kira, fatura ve gıda gibi zorunlu alanlara yönelmiş durumda. Düşen alım gücü nedeniyle vatandaş, kendini sosyal hayata kapatmış. Toplumun büyük bir bölümü alışveriş keyfini unutmuş. Almaca değil gezmece. Hal böyle olunca da satış yapamayan esnafın hesabı da kitabı da alt üst olmuş. Haydi, size hayırlı hafta sonları.