Antalya’da Sabah gazetesi tarafından ‘’Turizm platformu 2017’’ başlıklı bir toplantı düzenlendi.
Toplantıda bir konuşma yapan Sabah Gazetesi yazarı Prof. Dr. Kerem Alkin’in ilk cümlesi salonda buz gibi bir hava esmesine neden oldu.
Alkin, özetle, ‘’Her şey dahil sistemi Türk turizminin en büyük geri zekalılığıdır. Bu sistem cahil Amerikalılar için icat edildi. Zamanında Amerikalılar Orta Amerika ve Meksika gibi ülkelerde otellerden çıkıp yemek yediklerinde dayak yiyorlardı. Bunları kurtarmak için oteller bu sistemi icat etti. Biz de bunu alıp Türkiye’ye getirdik’’ dedi.
Bu lafları duyan salondaki turizmciler şaşkına döndü.
Nasıl dönmesin ki. Turizmde tarih yazılmasına neden olan her şey dahil sisteminin kullanılmasının Türk turizminin en büyük geri zekalılığı olduğu söyleniyordu.
Neyse ki AKTOB Başkan Yardımcısı Kaan Kavaloğlu ve turizmci Volkan Şimşek hemen gereken cevabı Alkin’e verdi.
Her şeyden önce her şey dahil sistemi Prof. Dr. Kerem Alkin’in dediği gibi Orta Amerika ve Meksika’da cahil Amerikalılar için icat edilmedi.
Her şey dahil sisteminin ilk uygulamalarına 1930’lu yıllarda İngiltere’de tatil kamplarında başlanıldı.
Bu sistem 1950 yılından sonra Club Med tarafından bütün dünyaya yayıldı.
Yani bu sistem cahil Amerikalılar tarafından değil sistemin getirdiği bir gereklilikten ortaya çıkmıştır.
Antalya bölgesi bu sistem sayesinde turizmde hızla büyümüş, 20 yıla yakın bir süredir de çift haneli bir büyüme gerçekleştirmiştir.
Antalya’da başarı ile uygulanan sistem turizmde rakibimiz olan İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerin dikkatini çekmiş ve bu ülkelerden turizmciler Antalya’ya gelerek uygulamaları incelemişlerdir.
Şu anda dünyanın bir çok ülkesinde bu sistem uygulanmakta ama Antalya’daki gibi geniş çaplı bir uygulama hiçbir ülkede görülmemektedir.
Bu sistem geri zekâlılık ise turizm yapan ve bu sistemi uygulayan tüm ülkeler geri zekalılık yapıyorlar.
Yani her şey dahil sistemini uygulamak geri zekalılık değildir.
Bugün hala Avrupalı, Rus ve diğer ülkelerin vatandaşları bütün olumsuzluklara rağmen Antalya bölgesine gelmeye devam ediyorsa bunda en büyük pay bana göre her şey dahil sisteminindir.
Ama ‘’her şey dahil sistemi otellerimizin hak ettiği değerinden satılmasına engel oluyor’’ derseniz ona hak verilebilir.
Gerçekten otellerimiz her şey dahil sisteminin çılgını çıkardılar.
Artık sahilde güneşleyen turistin gözlüğünü temizlemek için bile personel tahsis edilmeye başlandı.
Her şey dahil sisteminin bu kadar yaygın kullanılması otellere büyük yük getiriyor. 7/24 yeme içme servisi otellerin hem personel masrafını katlıyor hem de yiyecek içecek masraflarını.
Son iki yılda yaşanan krizler nedeniyle otellerin fiyatları dibe vurdu.
Eğer bu böyle devam ederse oteller bir bir kapılarına kilit vurmak zorunda kalırlar. Bunun için krizi fırsata çevirmek ve her şey dahil sistemini revize etmek gerekiyor.
Her şey dahil sisteminin tanımını yapmak, hangi otellerin her şey dahile dahil olacaklarının belirlenmesi zorunlu.
Maliyetleri azaltmak, gelirleri artırmak için her şey dahil sistemini yeniden ele almaktan başka çare yok.
Çünkü otellerin fiyatları çok düştü. Böylesine kaliteli otellerimiz, verdiği kaliteli hizmete rağmen değerinde satılamıyor.
Oteller fiyatları o kadar düşürdüler ki eski büyük paralarla oda satmak için en az 10 yıl geçmesi lazım.
Maalesef Antalya’da 20 Doların altında bile her şey dahil satan otellerimiz mevcut.
Otellerin kişi başı maliyetleri ortada. 20 Doların altında yatak satmak zarar etmek anlamına gelir. Bu zarardan kurtulmak isteyen oteller hem personelden hem de kaliteden ödün vermek zorunda kalıyorlar.
Bu da Türk turizminin övündüğü kaliteli hizmetin yok olmasına neden olacaktır.
Bakanlık ve otelciler bir an önce bir araya gelip her şey dahil sistemini revize etmeliler.
Aksi taktirde bu sistemi bu şekilde kullananlar geri zekalılıktan kurtulamazlar…