Olaylara at gözlüklerini takıp bakan insanları görünce aklıma nedense Kalender gelir.Haldun Dormen'in Şişhaneye Yağmur Yağıyordu kitabındaki yaşlı çöpçü beygiri kalender!
Kalender, bir hamal sırtındaki aynada kendi hayalini görür ve kişner ve gemi azıya alır.
Geri geri giden çöp arabasıyla kaldırıma çıkar ve bir dükkân vitrinini yere indirir.
Gürültüden büsbütün huylanan hayvan, bu defa arabayı dörtnala ileri sürer ve bir kazaya sebep olur.
Hayvana çarpmamak için ani fren yapan tramvaya, arkadan bir otomobil bindirmiş, yol trafiğe kapanmıştır. Otomobildeki zengin Artin Margusyan, hafif yaralandığı için soruşturma için karakola götürülmesi yüzünden iflas eder; çünkü aynı gün Brezilya’da Sao -Paulo’da bir firma, Margusyan’dan bir iş telgrafı beklemektedir. Telgraf gelmeyince, pazarlanmış mal, Hamburg’a Alois Morgenrot’a gönderilir....!
!!!!!!!!!
At gözlüğü her ne kadar dar görüş açısını çağrıştırsa da, at retinasından eşyalar, insanlar gerçekte olduklarından daha iri akseder.
İşte oradan her şey o zaman etrafındakileri görmeden senin gördüğünden daha iridir ve öyle anlatırsın....
.....
Biz daha gerçekçi bakalım olaylara;
Konyaaltı Kitap Fuarı kapılarını kapattı.
Bu gün yarın ziyaretçi sayısı açıklanır. Öyle zannediyorum ki geçtiğimiz yıllardan daha fazla ilgili gördü. Ben Başkan Böcek'in bu projesini Feslikanda güreş tutturmasından daha çok önemsiyorum. Çünkü çocuklarımıza kitap sevgisini öğretmek için müthiş bir ortam yaratılıyor.
Çocuklar dedim de, bir yazar arkadaşımızın yanına uğradım beş on dakikalığına. Gelen öğrencilerden birisi kitabın fiyatını sordu. Sonra kısa bir tereddüt yaşadı. Yazar ne olduğunu sordu.
Eğer bu kitabı alırsam öğlen yemeğini yiyemeyeceğim. Eğer paramı öğlen yemeğine verirsem kitabı alamayacağım.
!!!!!!
Kendisine kitabı hediye edip bu çıkmaz kurtarmak için müdahale edecektim, sonra vazgeçtim. Nasıl bir karar vereceğini bekledim.
Uzaklaştı. Beş on dakika sonra yeniden geldi.
'Ben kitabı alacağım'...
!!!!
Belki bu yaşadıklarım başkan Böcek'in önümüzdeki yıl için cam piramitin önünde bir çorba çadırı kurmasına sebep olabilir.
......
Expo takvim sürecini tamamladı.
Bence en güzel başlığı bizim gazete attı.
Bayrak gitti, Expo bize kaldı!
Expo ile birlikte daha bize kalanlar var. At gözlüklerinizi çıkarttığınızda bunu görebiliyorsunuz.
Görmek için bir zahmet Expo'ya giderek yol boyunca etrafınıza bakmanız gerekiyor.
Farkındamısınız bilmiyorum ama, bir metropol şehir yaratılıyor Antalya'da.
Köprüler, kavşaklar, tramvay....
Çallıdan çıkıp Expo'ya kadar bir bakın etrafınıza. Tüm bunlar Expo süresince yapıldı.
ATSO kavşağı, Havalimanı kavşağında yaratılan peyzaj, Aksu'ya uğramadan transit geçiş, Antalya'nın doğu girişinde yaşanılan hareketlilik hep Expo'nun eseri.
Hep kaybettiklerimizi anlatıyoruz ya kazandıklarımız....!