Orhan Pamuk'un 'Benim Adım Kırmızı' kitabını okurken nakkaşları, nakkaşhaneleri, hırsı, mücadeleyi, tutkuyu, acıyı, özlemi, aşkı ve kırmızıyı okumuştum. En çok aklımda kalan kırmızı oldu. Kırmızı rengin sebep olduğu hayatlar kıpkırmızı.

Sıcaktır kırmızı ateş kadar,

Ateştir aşk kadar,

Aşktır şehvet kadar,

Şehvettir heyecan kadar,

Heyecandır güç kadar,

Güçtür agresiflik kadar,

Agresiftir hırs kadar,

Hırstır çekicilik kadar,

Çekiciliktir arzu kadar,

Arzudur korku kadar,

Korkudur,

Korkudur,

Korkudur…

Hem arzu duyulan hem korkulan renktir kırmızı bu yüzden. Tansiyonu yükselten, kan akışını hızlandıran, insanlara hareketlilik kazandırıp mutlu eden kırmızı rengin kansızlığa, soğuk algınlığına, felç durumlarına iyi geldiği savunuluyor.

Ancak bu mutluluk sebebi bilinmediği için tedirginde eder. Bu sıcak rengin fazlası agresifliğe döner. Boğalara kırmızı renk gösterilmesinin kaynağı, boğaların kırmızı renge kızgın yaklaşmaları değil insanın kırmızı renge verdiği kendi tepkisini örnek almasıdır.

Peki bir renk neden bu kadar etkiye sahip?

Bilim adamları rengi daha kırmızı olan insanların bile daha çekici algılandığını söylüyor. Yani bizim elimizde olan bir durum değil, beynin bir oyunu. Beyin kırmızıyı aşk ile tarif ediyor, bu yüzden aşk kırmızıyı seviyor. Ve beyin kırmızı renge bakarken zamanı durduruyor. Bunu zamanın nasıl geçtiğinin farkına varılmaması olarak da tarif edebiliriz. Tiyatro perdelerinin kırmızı olmasının sebebi bekleme süresinin nasıl geçtiğini anlamamak ve seyircinin mutlu olması içindir. Bunu gece kulüpleri müşterilerin daha uzun süre kalması için kullanır.

Tarihte kırmızı asaletin rengi. Bunun en önemli sebeplerinden biri kırmızı renk pigmentinin nadir bulunmasıydı ve nadir bulunan değerliydi. Beynin kırmızı rengi algılama şekli, kırmızı rengin albenisinin dikkat çekmesi amacına hizmet etmesidir.

Kırmızı rengin dikkat çekmesi pazarlanmak istenen ürün yazılarında ve yönlendirme tabelalarında kullanılmasının da sebebidir.

Kırmızı rengi tercih eden insanlar aynı zamanda güç ve iktidara düşkün olan aktif, atılgan, hırslı, arzulu, liderlerdir. Aslında bütün insanların içinde az ya da çok var olan bu duygular ressamların fırçalarında da çokça yer alır.

Bir ressamın 'şurası biraz kırmızı istiyor' demesinin sebebi 'biraz daha dikkat çekmem gerekiyor' demektir. Bazen fazla dikkat çekmek, bazen gizli anlamlar yüklemek için.

Kırmızı hayattır! Kadınlara atfedilmiş bir renk, Latincede dişil isim, güneşin doğuşu, kadının adet sancısı, kırmızı iç çamaşırının cazibesi ve en önemlisi kırmızı rujlu dudaklarıntehditkar konuşması.

Kırmızı ruj süren kadından korkmayın, kırmızı ruj süren kadının büyülü dünyasını keşfetmeye çalışın. Emin olun daha fazla keyif alacaksınız.