Sizin bir şarkınız var mı?
Haşmet Öyken
Yarın Çetin Emeç'in katledilişinin yıl dönümü.
Neden yarın değil de bu gün bu yazı.
Peki o zaman neden Çetin Emeç?
.....
Bu soruları 27 yıldır sorduk. Hiç kimse Çetin Emeç'e kurşun sıkan o iki maskeli adamın gerçek katiller olduğuna inanmadı.
Vicdanlar hala huzura ermedi....
....
7 mart 1990 sabahını çok iyi anımsıyorum. Çetin Emeç'in vurulduğunu öğrendiğimiz dakikalarda
bir avuç gazeteci örgütlenip Vilayete doğru yürüdük. KGC Genel sekreteriyim.
'Yeter artık' protestosu!
Belki de taksitlerimizi bitiremediğimiz fotoğraf makinelerimizi valinin merdivenlerine bırakıp tepkimizi göstereceğiz.
Belki de Validen gazeteci katillerini bulunmasını isteyeceğiz.
.....
Vali Necati Çetinkaya yerinde yok. Özel idare binasında olduğunu öğrenince polisler nezaretinde Özel İdareye yöneldik. Polis şefi böyle yasa dışı yürüyüşler için bize memleketin dışında bir güzergahtan bahsetti. Haber geldi. Çetin Emeç ölmüştü.
Dağıldık!
........
Bu yazı bir gazetecinin ölüm yıl dönümünde yazılan klasik bir yazı değil. Çünkü çok yazdık, çok yazıldı.
Ben böyle ölümlerin ardında kalanları düşünürüm hep.
Çetin Emeç'in eşi Bilge Emeç hayat arkadaşı için bir mektup yazmış;
'Yanımda olaydın, elli beşinci yılımızı 'La Vie En rose' dinleyerek kutlayacaktık.'
Üzerine kan damlamış siyah beyaz fotoğraflardan pembe hayatlar çıkartan güçlü kadınlar.
Fransız şarkıcı Ediht Piaf'ın şarkı sözlerini kocasının hala kulağına fısıldadığını söylemiş.
....
Bilge Emeç o gün yaşadıklarını anlatırken, satır arasına bir yere takıldım;
'Ben evin önüne gelen polis arabasına attım kendimi.'Kocamı vurdular beni onun götürüldüğü hastaneye ulaştırın' diye yalvardım. Arabadaki polis, amirini aradı, 'Aracımıza bir kadın bindi, Çetin Emeç'in eşi olduğunu söylüyor, ne yapalım' diye sordu. Her ne talimat aldıysa, beni ana caddeye çıkarıp Divan Pastanesinin oralarda indirdiler. Üzerimde para yok, çanta yok!...
Dedim ya ben böyle ölümlerde ardında kalanları düşündüm!
Şimdi o polis aracındaki memurlar, telsizde konuştukları amir, umarım hayattadırlar!
Ve umarım 7 Mart 1990'dan bu yana bir hesap içindedirler.
Ve umarım onların canlarına kurşun sıkılmamış, biçare sokak ortasında kalmamışlardır.
Hangi vicdan, hangi emir sokak ortasında acılı bir kadını, bir anneyi bırakır!
........
Böyle zamansız aramızdan çekip gidenler bizlere anlamlı şarkılar bıraktılar.
Şimdi 'My Way' çaldığı zaman aklınıza Ufuk Güldemir gelmiyor mu?
Çetin Emeç'in şarkısı 'La Vie En rose'...
Sahi katillerin,
katilleri vermeyenlerin,
katilleri koruyanların,
kocası katledilmiş kadınları sokak ortasında bırakanların
bir şarkısı var mıdır?
Mesela sizin şarkınız ne!...
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya’dan milli takıma
Son dakika: Savcı mütalaasını açıkladı
Antalya’daki kritik davada 3. gün
Büşra Özdemir: 4 Mayıs'ta Başkanımızı alacağız!
Son dakika! Antalya Büyükşehir davasında karar açıklandı: 3 kişi tahliye edildi!
Mahkemede ilginç an: Sanık kürsüsünden teknik masaya