Gazeteci arkadaşımız Ali Buldu'nun CHP'den Ak Partiye geçen iş adamı Süleyman Acar'la yaptığı röportajı okudum.Paralel Çete iş adamı Acar’ın ümüğüne çökmüş, para para diye.
Daha kimlere çöktüler. Herkes korkusundan gıkını çıkartamıyor.
Vermeyince üzerine resmi kanallarla gelmişler(!)...
Haydaaaaaaaaa!
Umarım sayın Acar şimdi iltihak ettiği iktidar partisinin içinde üzerine gelen bu kanalların üzerine gider.
İki; İşte burası çok ilginç, üzerine gelen paralel çeteyi CHP'lilere şikayet etmiş;
‘Bu paralel çete benim üzerime çok geliyor çok yüksek paralar istiyorlar. Cezalar kestiriyorlar(!)....’
Paralel Çete’nin musallat olmasını Mustafa Akaydın’a iletin diye CHP İl Başkanı Semih Esen’e söylemiş. Hatta yanında Büyükşehir meclis üyesi Sıtkı Soydal ve Reşat Oktay’da varmış!
İş Paralel Çete olunca hepsi ortadan ortadan kaybolmuş...
Kimi kime şikayet etmiş iş adamı Süleyman Acar!
Ali Buldu'nun söyleşisindeki satır aralarını okuyun kim kimin kucağında öğrenin.
İçinizde, Büyükşehir Meclisinde, Başkan Türel, şerefsizler,hainler, alçaklar, haysiyetsizler diye hakaretler yağdırırken ‘kim kim‘ diye bilmez’e yatmayanların da olduğunu unutmayın…
Bence Süleyman Acar’ın söylediği daha çok şey var. Şimdilik söyleşiye yansımamış. Ama mutlaka bir gün her şey anlatılacaktır. Ve biz hiçbir zaman bunları unutturmayacağız!...


Meydan köpeklere bırakılmaz
Öykü’nün doktoru, abimiz, güzel ve bilge insan Dr. Fuat Altay sosyal medyadaki hesabından şu yazıyı paylaştı;


'' Nisan ayı içinde kızımın Alman arkadaşı Elli ziyarete gelecek bizi. Bu mini seyahatin programını yaparken daha, iki patlama oldu ardı ardına. Ailesinin endişeleneceğini düşündük. Belki de vazgeçerler kızlarını Türkiye’ye göndermekten diye geçti içimizden, korkarak bu fikirden. En kötü şeydir bir çocuğun hevesinin kırılması. Ama Elli’nin babası mesaj yolladı;
‘Şehrinizdeki bu acı için çok üzgünüz. Ancak Elli Ankara’ ya gelecek. Tanrı hepinizi koruyacaktır. Kendimin ve çocuklarımın yaşam şeklini teröristlere göre şekillendirmek istemiyorum.’
……
Pazar günü Ayşe Arman hocaların hocası Engin Geçtan’la bir söyleşi yaptı.
Hoca söyleşinin başında şöyle dedi;
‘……Hayat devam etmeli!
Çünkü olumsuz bir olayın sizi nerede bulacağı tamamen rastlantı. Ama hayat alanını daraltırsanız, kaybederiz.Vaktiyle bana terapiye gelen bir hanım, köpeklerden korkuyordu.Ama köpek fobisi değildi onun ki.Bu civarda oturuyordu. Bankanın önünde iki mahalle köpeği yaşardı, ancak köpeklerden korktuğu için bankaya girmesi sorun oluyordu. Ona kendi alanını neden köpeklere bırakıyorsun diye sorduğumda, bu tavrının çocukluk yaşantısına kadar gittiği anlaşıldı.Ailesinden yeterli desteği alamadığı için alanı sık sık başkalarına bırakırmış. Sorduğum sorunu yararı oldu. Zaman içerisinde bankasına rahat girip çıktı…’
Bu yanıtın sorusu şuydu;
Korku, paranoya, endişe aldı başını yürüdü…Bu dönemde ne yapmak lazım?Ne olacak bizim halimiz, evden çıkmayacakmıyız?
Dünyanın öteki ucundaki ile bizde ki aynı görüşte birleşiyor.
Yaşam alanlarımızı teröristlere, köpeklere bırakmayacağız….