Teknolojide uçtuk uçmasına da hala hantal bürokrasinin evrak eziyetinden kurtulamadık.
Memur, şef ve müdür yardımcısı arasında hala mekik dokutturan daireler var.
Bunlardan birisi de SGK!...
.....
Son yapılandırma fırsatı ile birlikte duyarlı esnafından, sanayicisine, işçisinden vatandaşına, öğrencisine kadar herkes borcunu ödemek için koşturuyor.
İlk iki taksitler ödenecek. Ödemezseniz yandı yine keten helva....
Dahası var. bu yapılandırmalar vergi dairelerinin banka hesapları ve mal varlıkları üzerindeki hacizleri ve e hacizleri ne yazık ki kaldıramıyor.
Borcu yoktur yazısı için borcun sonunu bekleyecek millet yine.
Yani milletin gırtlağına öyle bir basıyorlar ki nefes aldırmıyor.
E hacizleri kaldır banka ile ilişkilerini düzeltsin vatandaş.
Yok!
Mal varlığı üzerinden haciz şerhini kaldır evini, barkını satsın işlerini yoluna koysun.
Yok!....
Tüm bunlara rağmen milyonlarca liralık yapılandırmayı taahhüt etti vatandaş.
Peşin ödenen rakamlar artı!...
.....
Dedim ya, vatandaş devletine borcunu ödemek için iyi niyetli.
İyi de kaldır arkadaş artık evrak eziyetini.
Aftan yararlanmak için başvuruyor vatandaş.
Konu, inşaatından çalışan işçilerin pirim borcu.
Yazışmalar başlıyor SGK ile Belediye arasında.
İnşaat ne zaman başlamış ne zaman bitmiş.
Git/Gel.
Bilgi eksik, tekrar yazışma.
Bir daha getir götür.
Sen cezalısın, cezalı ödeyeceksin.
Tamam arkadaş ödeyelim.
Dur şu yazışmayı yapalım. Bunu al şefe imzalattır oradan Osman beye götür.
Osman bey yerinde yok.
Bekle!...
İmzalattır getir. Tekrar yeni yazışma. Şefe imzalattır. Oradan Osman beye.
Osman bey yerinde yok.
O zaman tam alt katında Aysel hanım var ona imzalattır!
Kimsenin evraka baktığı yok, memur zaten her işi bitirmiş.
Bu gel /gitler, in/ çıklarda vatandaşın durumu hiç önemli değil.
Hasta mı, sakat mı?
Hiç olmazsa aynı odanın içinde bitirin eziyeti;
Şef/memur, şef/memur!...