Bazı şehirler tenhadır, bakmayın kalabalık göründüğüne. Bazen kendinizi aradığınız bir yolculuğun içinde yoğun bir yabancılık çekersiniz. Şehir yaşayanları size mülteci gibi bakar. Dilinden ve kültüründen uzak olduğunuz bu şehirde yalnızlıktan boğulursunuz.
Konya çocukluğumdu. Ana rahmim, baba ocağım. İstanbul gençliğim, Ankara geleceğim, Ege hayalim.
Hiç hesapta yoktu ama Antalya aşkım olmuştu.
Bir çatı katı yalnızlığında 'Şehir ve Piç' diye bir köşe yazdım. Şehrin suçu yoktu, bu yazı, bu yalnızlığım, bir hesaplaşmaydı kendimle.
* * *
Fecir vakti. İbadetten dönüyor komşular, seslerini duyuyorum. Kuşlar bahçedeki ağaçlara uçuşuyor.
Telefon çaldı. 'Hayırdır' dedim, korkuyorum bu saatlerde gelen aramalardan.
'Ben Menderes Türel abi, uyandırmadım değil mi?'
Yataktan fırladım. Telefonu kayıtlı değil. Hiçbir muhabbetimiz yok. ATSO başkanıyken bir söyleşi yapmıştık. Sonra çok şey değişti hayatında. Ak Parti'den aday oldu, seçim kazandı, Belediye Başkanı oldu, evlendi, baba oldu. Onun ailesine oğlu Akant katıldı, bizim Öykümüz oldu.Toplantılar, açılışlar, törenler. Bazen denk geliyoruz ama öyle sıradan. Tanır ama tanımaz gibi.
Telefonu kapattığımda kendimi Antalya'da ilk defa mutlu ve huzurlu hissettim. Kim var şu yalnızlığımızda diye sorguladığımda, Menderes Türel;'Ben varım' demişti.
Daha birçok örneği var, dinlediğimiz, yaşadığımız, gördüğümüz, duyduğumuz.
Yetim yaşamlara babalık etmek başka bir şeydir. Yalnızlığa yol arkadaşlığı, kardeşlik bambaşka.
* * *
Dün Menderes Türel, bir beş yıl daha hizmet için Antalyalıların karşısına çıktı. Bu şehirde yaşayan halk kendisinden memnun ki Cam Piramit'in içine sığmadı, yollara taştı. Dün Antalya adeta kilitlendi. Önce dışarıda otobüsün üzerine çıktı Antalyalıları selamladı, sonra içeride toplanan yüzlerce kişiye yapacaklarını anlattı.
* * *
Güzel tarih. 14 Şubat Aşk Günü'nde 'Antalya aşkıyla' diye başladı söze sonra ardı ardına sıraladı projelerini. Güzel çalışmalar, umutlu çalışmalar kent adına. Bu projeler gerçekleştiğinde Antalya, dünyada hakettiği yeri mutlaka alacaktır.
Salonun bir köşesine oturup izledim. Dedim ki kendime; Menderes Türel'i sevmek için Ak Partili olmanıza gerek yok! Aynı şeyleri Cumhurbaşkanı Erdoğan onuruna verilen akşam yemeğinde de düşünmüştüm. Türel Antalya için büyük şans. Muhafazakar bir partide duruşu, modern tarzı ile Antalya'ya hizmet ediyor. İşte Antalyalılar bunun için onu destekliyor. Onun için Menderes Türel partisinin önünde ve daha çok oy alıyor. O akşam Ankara'dan, İstanbul'dan gazeteciler iş insanları Antalya'ya akın etmişti. Dün de sağcısından, solcusundan Türel'i dinlemek için herkes oradaydı. Türel ayrım yapmadan, partisine oy vermiş oy vermemiş ayırt etmeden insanları kucaklıyor.
2004 yılındaki heyecanından hiçbir şey kaybetmemiş. Yine heyecanlı,yine coşkulu. Yine hayaller kurmuş, yine geleceğin Antalyasınıinşa etmiş kafasında. Konyaaltı Sahili de hayaldi, Boğaçayıda...
Yaptı, tüm engellemelere, ihanetlere rağmen yaptı.
Şimdi daha da büyütmüş projelerini. Çıtayı yukarı koymuş. Üreten, istihdam yaratan vizyon projeleri var.
Seçim kampanyası bu yeni projeler üzerine kurulmuş. Zaten aylardır projelerimiz yarışsın diyordu. Siyasetin o insanın canını sıkan ürkütücü nefret dilini kullanmadan, düşmanlaşmadan, kin ve nefret gütmeden bir yarışı başlattı.
Dün Cam Piramit'te bir partinin arkasına körü körüne takılıp gitmiş bir kitle yoktu. Can kulağıyla dinlediler Başkan Menderes Türel'i. Diğerlerini de dinleyecekler ve sonra kararlarını verecekler. Ama ben bugünden söyleyeyim, Ak Parti'ye karşı çıkmakla Antalya'ya sahip çıkmanın ayrımını yapacak bilinçli bir seçmen kitlesi var. Bunu dün gördüm...