2015'in Temmuzu. O alçak kalkışmadan bir yıl önce. Kediyi köpeği besleyip bahçeyi suladıktan sonra giriş kapısının önünde buldum kurşunu. Çoktan soğumuştu.

Polis kayıtlarına geçtik. 24 Temmuz Gazeteciler Günü'ne denk gelmesi tesadüf mü değilmiydi bilmiyorum. Bugüne kadar bir şey çıkmadı, bundan sonra da çıkacağını zannetmiyorum... Ciddiye almadık o yüzden velveleye de vermedik. Ancak not düştük unutmayalım diye. Facebook anımsattı geçenlerde...

Eğer...

Önce sesi geldi,

Namludan çıkmıştı...

Sonra, salkım söğütler havaya uçuştu.

Zeytinin kuruyan yaprakları düştü.

Bacaya tünemiş baykuş sustu.

Köpek huysuzlandı,

Kedi kulak kabarttı.

Ay, ilk dördündeydi.

Karanlık tarafından geldi.

Teli yaladı geçti, hanımelinin yapraklarını yaktı, begonvilin dalını kırdı,yasemini incitti, duvara saplandı.

Harç dağıldı,

Yuvadaki kırlangıçlar uçuştu.

Tilkiler, sansarlar koşuştu...

Karnı beyaz tavşan 'an'a yattı.

Engereğin gözü parladı…

Hedef yerine ulaşmıştı.

Gece tenhaydı.

Rüzgar durdu,yandaki it ulumayı kesti.

Bulutlar telaşlandı.

Ay'ı yanlarında götürdüler.

* * *

Huzursuz gece, güne döner.

Vaktidir ibadetin.

Tanrı ile konuşulur. Şükredilir, af dilenir.

Kapının kilitleri açılır.

Önce çıplak toprak görür güneşi.

Netameli gecenin günahı, domdom kurşunu...

Avlunun ortasında yatar.

Çoktan soğumuştur...

* * *

Umarım, kayrak taşının üstündeki ölüm,adresi sormamıştır!

Serseridir, ayyaştır.

Gecenin artığı, düğün sevindiriğidir.

Cahildir, gittiği yeri bilmeyen...

Eğer adres hanem ise;
Ocağım, evimse,

Çocuklarımın bahçesinde koşuşturduğu,yaşadığım yuvamsa.

Bırak oraya kurşun,penceresine taş atan...

Söz eden, göz dikenin suçlusu,

Bugüne kadar diline dolayan, her fırsatta işaret eden,

Kahpe kasığında doğmuş,

İrinli memelerde emzirilip, sokağa salınanlardır...

Onlar ki;

Alçaktır, haindir.

Ve de düşmandır.

Onlara,

Bunun hesabını sormayan da namerttir!..

(Unutmadım, unutmam/25 Temmuz 2015/Antalya)