Çok sevdiğim bir ağabeyim , 'Kadife eldivenlerinin içindeki demir yumruğu vurmuşsun' dedi dünkü yazım için.
Çok ortadandır. Sizi tanıması, sevmesi , aynı pencereden dünyaya bakmanız, onu hiçbir zaman taraflı yapmaz.
'Abartmışsın' der. 'Sana yakışmayan satırlar, olmamış'. Hatta 'saçmalamışsın' dediği bile olmuştur.
Biraz mevzuya hakim. Biraz biliyor hırlısını, hırsızını, uğursuzunu bu şehrin.
'Ne yazık ki lugatlarının içerisinde utanmak olmayan bir insan kitlesi ile karşı karşıyayız. Epeydir hak etmişlerdi' deyince rahatladım.
.......
Ne güzel bir kelime, Utanmak!
Oynaş baldırlara sürtünerek hayata tutunanların anlamayacağı bir fazilet.
İnsanca bir yaşamın davranış biçimi.
.......
Peki ne yapacağız. Onlar fütursuzca konuşacak, onlarca alçakça saldıracak , onlar utanmayacak biz ar edip sessiz kalacağız.
Yok öyle bir şey!
Bu küstahların hiç anlamadıkları, hiç hak etmedikleri bir felsefenin arkasına sığınıp tetikçiliklerini yaptıkları ne madrabazlara ne de kendilerinin bu mastürbasyonuna sessiz kalkmayacağız.
Özgürlükler, adalet, hak, hukuk, halk ve devrimi,
İzmir'i, Samsun'u, Ankara'yı, Atatürk'ü
Yalnız onların yorumlamasına müsaade etmeyeceğim.
Sokağın sesini , türkünün tınısını, halkların feryadını onlardan iyi bilirim.
İyi bilirim yetimin hakkını,
Emekçinin alın terini.
Ama vermeyeceğim haksız hırsızlıklarını,
Vatan hainleri ile kurdukları kumpaslardan tırtıklamaya çalıştıklarını.
.....
Siz Pensilvanya alçağına çıkarttığınız paçavra ile yataklık edip çetenin paralarını yalarken,
Siz çetenin imamı, kasası ile işbirliği yaparken hesap edemediniz 15 Temmuz akşamı tanklarınızın önüne bu milletin çıkacağını.
....
Şimdi sıkı tutunun alfabenin sondan üçüncü harfine.
V'den sonra geride bir Y, bir de Z kaldı.....