İşgüzar trafik memuru gelir Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından verilmiş sürekli sarı basın kartı olan ve yine Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından verilmiş Başbakanlık ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından imzalanmış Basın trafik plakasının olduğu ve bilfiil gazetenin işlerinde kullanılan aracı, Sağlık İl Müdürlüğü bandından çeker götürür.
Bir değil iki değil. Bir bizim başımıza gelmiyor, birçok arkadaşımız bu uygulamadan muzdarip.
Oysa, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan protokolde şöyle deniliyor;
Bir; Güzergah ve kavşaklarda trafiğin düzenlenmesinden ve yönetiminden sorumlu olan görevliler, araçlarında Basın Trafik Kartı bulunan görevli basın mensupların gördüklerinde veya bu kişilerin müracaatları halinde kendilerine geçiş kolaylığı sağlarlar ve trafiğin genel şartlarını dikkate alarak, görev mahalline varmaları için gerekli kolaylığı gösterirler.
İki; Trafik zabıtasınca, basın mensuplarının araçlarına, trafiği aksatmamak şartıyla durma, duraklama ve park etme kolaylıkları sağlanır.
Ya adamlar daha açık nasıl anlatsınlar?..
Anlamamak için direnmenin , anlamazlıktan gelmenin ya da aksini yapmanın nasıl bir gerekçesi olabilir.
Aracın çekildiği yer kebapçı dolu.
Şişçinin müşterisine gösterilen hassasiyet neden gazetecilere gösterilmez?
Oysa bu insanlar, yani biz, sarı basın kartından dolayı trafik basın kartı almışlar, ve ben, benim gazetem, Polisin her zaman yanında.
Bir kerecik de olsa, gazeteci ayrıcalığından dolayı, o lanet olası kartın hatırına araba çekilmeyip ben utandırılamazmıyım!...
......
Gittik aldık geldik arabamızı Liman tarafına çekilen otoparktan. Araç şirketin. Şirket evraklarını cebimizde taşımıyoruz. Alllahtan otoparktaki görevli polis memuru anlayışlı. 'Mail attır evrakları çıktı al gel halledelim işini' dedi.
Gazete mutfağının tam cavcavlı zamanı. Kaçırdığın zamana mı yanarsın işin stresine mi? Adamın birini otoparkın içinde hamura çevirmiş parkçılar, ağzı yüzü dağılmış. Sıradaki herkeste bir panik. Millet evrakları alırken verirken azaları titriyor. Kaşının altında gözün var deseler bir araba sopa yiyecekler...
......
Peki bizim örgütler ne yapıyor;
Basın Yayın Enformasyon Antalya il Müdürlüğü çalışmalarına bakalım;
Gazeteciler için göz taraması, akaryakıt bayileri ile indirim protokolü, bir giyim firması ile don gömlek alımında yüzde bilmem kaç, egzersiz yapma protokolü, gezelim görelim, yiyelim içelim...
AGC'ye bakalım, sanat müziği ve halk müziği korosu kurma çalışmaları...
.....
Şimdi bırakalım bu kıldan tüyden işleri de, bir el ele tutuşup Emniyet Müdürü'nü ziyaret edelim, Müdür bey de Trafik Müdürü arkadaşlarımızı çağırsın. Şu Emniyet Genel Müdürlüğü ile Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokolü bir gözden geçirsinler.
Trafik Basın Kartı olan araçlar için yapabilecekleri ne varmış.
Yani buldukları yerden alıp götürüp otoparka atabiliyorlar mıymış?
Bir tolerans var mıymış?
....
Gazeteciliğimiz yerlerde sürünüyor hiç olmazsa şu elimizdeki sarı basın kartlarına verilen hakları kullanmak için bir şeyler yapalım.
Hiç olmaz Sarı Basın kartının itibarını kurtaralım.
Sonra hep birlikte istediğiniz makamda şarkı söyler, elimiz boş olduğunda gezeriz...