İnsan Hakları Derneği (İHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) adına konuşan Avukat Furkan Açıkgöz, Uluslararası Tehlikedeki Avukatlar Günü kapsamında yaptıkları ortak açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri’nde avukatlara yönelik artan baskılara dikkat çekti.

‘HUKUK MESLEĞİNİN BAĞIMSIZLIĞI BİR AYRICALIK DEĞİL’
Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Avukat Furkan Açıkgöz, hukuk mesleğinin bağımsızlığının hayati önemde olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Biz avukatlar olarak şunu çok net söylüyoruz: Hukuk mesleğinin bağımsızlığı bir ayrıcalık değil, hukukun üstünlüğünün temelidir. Eğer avukatlar baskı altında çalışırsa, adil yargılanma hakkı da, adalete erişim de, insan hakları da ağır yara alır.”

Açıklamanın dayanağını Tehlike Altındaki Avukatlar Günü Uluslararası Koalisyonu’nun 2026 raporunun oluşturduğunu belirten Açıkgöz, “ABD’de hukukçulara yönelik müdahaleler sistematik hale geldi. Avukatlar yürüttükleri davalar, temsil ettikleri müvekkiller ve yaptıkları hak savunuculuğu nedeniyle hedef alınıyor. Güvenlik izinlerinin iptali, kamu binalarına girişlerin engellenmesi, sözleşmelerin feshedilmesi gibi uygulamalar doğrudan mesleki faaliyetleri cezalandırmaya yöneliktir” diye konuştu.

‘SAVUNMA HAKKININ ÖZÜ TEHDİT ALTINDA’
Avukat–müvekkil gizliliğinin dahi risk altında olduğunu ifade eden Açıkgöz, şunları söyledi: “Sınır kapılarında avukatların sorgulanması, elektronik cihazlarının incelenmesi gibi uygulamalar savunma hakkının özüne zarar veriyor. Bu yalnızca avukatlara değil, savunma hakkına yönelmiş bir tehdittir.”

Savcı ve hâkimlere yönelik uygulamalara da değinen Açıkgöz, yargının siyasallaşması tehlikesine işaret etti: “Savcıların ve hâkimlerin siyasi saiklerle görevden uzaklaştırılması, yargının yürütmeye bağımlı hale getirilmesi anlamına gelir. Bu, adalet sistemine olan güveni derinden sarsar.”

‘KIRILGAN KESİMLER DAHA FAZLA ETKİLENİYOR’
Özellikle göçmenler, kamu savunması kapsamındaki yurttaşlar, LGBTİ+ bireyler ve sivil hak savunucuları için çalışan avukatlar üzerinde baskı oluştuğunu belirten Açıkgöz şöyle konuştu: “Avukatlar, ‘Bu davayı alırsam başıma bir şey gelir mi?’ kaygısıyla hareket etmeye başlarsa, artık orada özgür bir savunmadan söz edemeyiz. Bu durum oto-sansür yaratır ve en çok da hak arayan yurttaşları savunmasız bırakır.”

ABD’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere dikkat çeken Açıkgöz, “Adil yargılanma hakkı, etkili savunma hakkı ve avukatların mesleki faaliyetlerini özgürce yürütebilmesi uluslararası hukukla güvence altındadır. Sevilmeyen ya da politik olarak hassas görülen müvekkilleri savunmak suç değildir; bu, avukatlığın özüdür” dedi.

‘BU SADECE AVUKATLARIN MESELESİ DEĞİL’
Avukatlara yönelik baskıların toplumu bütünüyle etkileyeceğini belirten Açıkgöz, “Avukatların susturulduğu bir yerde toplumun sesi de kısılır. Bu zincirleme bir etkidir; yargı zayıflar, sivil toplum daralır, kırılgan grupların adalete erişimi daha da zorlaşır. Avukatlardan elinizi çekin. Mesleki faaliyetler nedeniyle uygulanan tüm baskılara son verin. Yargı ve savcılık bağımsızlığını güvence altına alın. Baroların ve meslek örgütlerinin özerkliğine saygı gösterin. Avukatların korunması, adaletin korunması demektir. Hukuk mesleğinin bağımsızlığı evrenseldir ve koşulsuz savunulmalıdır” diye konuştu.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA