Cumhurbaşkanlığı seçimlerine üç ay kala CHP Genel Başkanı hala kendi adayını açıklamamakta ısrar ediyor ve bunu “strateji” olarak nitelendiriyor. Bu stratejiyi daha önce de belediye seçimlerinde gördük ve işe yaramadığını anladı. Ancak CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, öyle anlaşılıyor ki, bu hatayı hala göremiyor. CNN Türk’te “5N1K” programına katılan Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yöneltilen sorulara verdiği kaçamak cevaplarla dikkat çekerken, MHP’den gelen “çatı aday” teklifine, sözde ilgisiz gibi görünmeye çalıştı. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu, eğer bu ülkeye Başbakan adayı olmak istiyorsa, bu kararsız tutumundan muhakkak vazgeçmelidir. Çünkü kararsızlığı sadece diğer seçmenlerde değil, aksine CHP’li seçmenin de sabrını taşıracak düzeye erişmiştir.
CHP’nin liderlik koltuğunda oturan şahıstan, bu koltuğun hakkını vermesini beklemek, bizlerin hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, kararsız tutumuyla Genel Başkanlık koltuğunu hak edip etmediği tartışmalarının başlamasına kendisi çanak tutmaktadır. Kılıçdaroğlu’na göre herkes cumhurbaşkanı adayıdır. Her ne kadar stratejinden söz etse de, bunun strateji değil, CHP Genel Başkanlığını kaybetme korkusu olduğunu düşünüyorum.

Herkes değişir, ben kalırım! Kılıçdaroğlu’nun stratejisi budur. Revizyona gidileceğini açıklandı. MYK’da değişiklik yapılacak. Birkaç kişinin yerini değiştirmekle CHP’nin ne Cumhurbaşkanlığı seçiminde, ne de genel seçimde başarılı olması mümkün olabilir. Buna karşın MHP’nin istikrarlı tutumu devam ediyor. Yerel seçimlerde gösterdiği istikrarlı tutum, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda da sürüyor. Şimdilik CHP’ye son bir şans tanıyarak adını telaffuz etmediği “çatı adayının” niteliklerini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “ya açıkla, yoksa ben açıklarım” mesajını dolaylı olarak iletmiş oldu. Böylece CHP’nin kalesine bir gol attı. Fakat CHP henüz uyanmışa benzemiyor. Sayın Kılıçdaroğlu, korkulara ve hayallere siyasette yer olmadığını anlamış görünmüyor.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce kurultaya gidilmeyeceği konusunda ise çok kararlı! Seçime kendi Genel başkanlığı altında girileceğini çok net ve kesin dille, dillendirdi. Oysa ülkenin geleceğini belirleyebileceğini iddia eden bir siyasetçiden bu kadarcık kararlılık zaten beklenebilir, ama asıl kararlılık göstermesi gereken konularda aşırı kararsız bir görüntü sunmaktadır.

Yerel seçim sonuçlarından başarı olarak söz ettiğine göre Kılıçdaroğlu’nun başarı kavramı da CHP’li seçmeninkinden ayrılmaktadır. Her ne kadar AKP’nin oylarında gerileme meydana geldiyse de, CHP’den açık farkla önde olduğunu göremeyen veya görmek istemeyen bir CHP liderinin, kendi partisi içindeki yeterliliği sorgulanmalıdır.

CHP genel Başkanı sıfatıyla kamuya mal olan bir “lider” ne söylediğine de dikkat etmelidir. Görüyorum ki “komplo” kavramını farklı değerlendiriyor. Başbakan Erdoğan’ın kamuya yansımayan bir kasetini izlediğini, ama elinde olmadığını ve “zamanı gelince” bu kasetin piyasaya çıkabileceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bu kasetin kimin elinde olduğunu söylememekte ısrarlı davranıyor. Oysa bulunduğu konumda milleti temsil etmektedir. Bildiğini milletten gizlediğini belirten CHP Başkanı, neyi kimden gizlediği sorusu bir yana, kasetin sahibi veya sahipleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu, ilgili kasetin sahibi veya sahipleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu da anlatmalıdır.

Kasetin zamanı gelince piyasaya çıkabileceğine işaret etmesi, kasetin sahibiyle Erdoğan’a karşı bir komplo ilişkisine girdiği şeklinde yorumlanabilir. Temiz siyaset isteyen Kılıçdaroğlu, eğer böyle karanlık işlere bulaşmışsa, bu ülkemiz adına iyi bir hizmet değildir. Temiz olmayan siyasetlere, aynı şekilde karşılık verilebileceği hakkı otomatikman doğmaz.

Cumhurbaşkanı adayı o olabilir, bu olabilir, ama şu da olabilir, diyerek oyalama taktiğinin ardında Kılıçdaroğlu’nun siyasi tecrübesizliği yer almaktadır. Üç ayda kurultayı toparlayamayacağını söylerken, üç ayda cumhurbaşkanlığı adaylığını zamana yayabileceğini düşünmesi, siyasi bilgisinin sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. MHP’nin ikinci bir gol daha atmasını beklemek yerine, cumhurbaşkanı çatı adayının adının istikrarlı ve ülke gerçeğini bilen, devlet adamı ve dirayetli dürüst politikacı sayınBaykal olduğunu Kılıçdaroğlu açıklamalıdır.