Türkiye’deki utanç manzarası Almanya’da nt-v kanalında kesintisiz gösterilmektedir. Türk medyasının vermediği bilgileri Almanlardan öğrenebilirsiniz. Bizim Başbakan hala olayı dindarlıkla çözeceğini zannede dursun, halkın matemine git gide öfke karışmaya başlamıştır. Bu ikisi birleştiğinde önünde kimsenin duramayacağını anlayamayan Başbakan millete dünya tarihindeki maden kazaları hakkında tarihsel bilginin yanı sıra Kuran-ı Kerim’den de bilgiler verip, camilerde ve Kuran Kurslarında dualar okunduğunu söyledi.
Böyle bir katliamı örtbas etmek mümkün olabilir mi? Türkiye’de olabilir. Neleri örtbas etmediler ki, bunu mu edemeyecekler? Herhalde böyle düşünüyor olmalı ki, hem ulusal yas ilan ediyor, hem de yasın nasıl tutulacağına kendisi karar veriyor. Öğrenciler saygı durruşu yapmak isteyince, al sana biber gazı! “Bunlar normal şeylerdir, literatürde iş kazası diye bir şey vardır” diyerek matemimize öfke katmayı sürdüren Başbakan, yüzlerce insanın ölümünü ve ölenlerin matemli ailelerini sırtından vurmuştur.
Başbakan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu, Soma’da birbirleriyle karşılaşmamak için de özen gösterdiler. Bu ne biçim hükümet ve ne biçim iktidar anlayışıdır ki, ulusal yas anında bile siyasi hesaplarını bir kenara koyamıyorlar. Beceri ve ahlaki açıdan sorgulanması gereken siyasi zihniyet her yerde mesai yapıyor, sadece demokrasi mesaiyi bıraktı ve hukuk rafa kaldırıldı.
Türkiye’de Soma maden ocaklarının kontrolünü yabancı ve tarafsız bilirkişilerin incelemesi bence en iyisidir. Şu anda hiçbir bilirkişiye güvenemeyiz. AKP’nin etkisi alanında yer alan bilirkişilerin vereceği raporlar ne kadar tarafsız olsa da, taraflılık şaibesi ortadan kalkmayacaktır.
Bu kara günde kara bir leke olarak gündeme damgasını vuran iktidar ve muhalefet partilerine yazıklar olsun der, Başbakanın siyasi muhaliflerine ilk defa teşekkür eden bir konuşma yapmasının tesadüf olmadığına inandığımı da belirtmek isterim. Bu işi siyaset, savcı ve polis çözemez; bu kara lekeyi silse silse halk silebilir. Hükümet artık sadece Taksim’den korkmayacak, bundan sonra bir de Soma korkusu buna eklenecektir. Bu toplum krizini halk aşabilir. Her kriz bir çıkış yoludur. Türkiye’nin krizi AKP hükümetidir. Hükümetten başka her işe bulaşan AKP’den artık ne köy olur ne kasaba! Vicdanımızın sesine kulak vermeliyiz. Ölülerin ruhu, geride kalan aileleri adına halk olarak sesimizi yükseltmeliyiz. Bu rezalet yok olmaz, ama ruhumuz ve vicdanımız temizlenir ve yeni bir başlangıç yapabiliriz.