Sen ne çektin be emekli. TÜİK, saat 10.00’da konuştu, emeklinin aylığına gelen zam belli oldu. Zaten bilinmiyor muydu ki? İşin uzmanları hesabı kitabı yapıp 16 bin küsur olan en düşük emekli maaşının 18 bin bilmem kaç lira olacağını duyurmuştu. Yani demem o ki emekliye sürpriz olmadı. Türkiye İstatistik Kurumu, neden böyle yapıyorsun be can cazım!.. Emeklinin beklentisi neydi ne oldu. Pandora’nın kutusu açıldı da değişen 2 bin lira mı oldu? Emekli ikinci işte çalışmaya devam. ‘Çalışan emekli’ nasıl bir kavram yahu, insan ya çalışıyordur ya da emeklidir. Ama bizde ikisi bir arada, ortaya karışık gibi!..
***
2026’ya girdik hayırlısıyla da, sadece takvimler değil, etiketler değişti ve yeni yıla hızlı girdi. Enflasyon, akşamdan sabaha gelen zam furyası, milletin bozulan yaşam ezberi. Sonunda olan oldu işçisi, emeklisi isyan etti ve en sonunda onlar da sokağa çıktı. Eylemde ‘geçinemiyoruz’ feryadı yükseldi. Çalışanlar maaş zamlarından umudu kesti. Odaklandıkları nokta, şimdilerde dillendirilen vergi dilimleri... Vergi dilimleri her yıl çalışanın pek de lehine düzenlenmiyor ya... Zamdan umudunu kesen emekli ise bankaların verdiği promosyonun peşinde. Banka banka dolaşıp, en yüksek promosyonu araştırıyor. Onlar ki, yıllarca çalışıp pirim ödemiş. Yaş almış ama emeklilikte de bir türlü huzur bulamamış...
***
Yeni yılda zam üstüne zam. Vergiler de, hani o çok bilinen iğneden ipliğe, özel olsun olmasın tüm ürünlere yansıdı mı yansıdı. Günün sonunda mesele hayatta kalmak!. Ekonomi büyüdü mü, küçüldü mü bunun analizini sade vatandaş ne kadar sağlıklı yapar bilemiyoruz. Ama şunu iyi biliyoruz, emekli market market gezip, önce notunu sonra da en ucuzunu alıyor. Milletin derdi aş, iş, ekmek... Dolayısıyla da ekonomik büyüme vatandaşa nasıl yansıyor, açıklanan veriler, fiyatların düşeceği anlamına mı geliyor? Merak edilen tam da bunlar. Büyüyor muyuz, küçülüyor muyuz, iyice anlayabilsek veya anlatılabilse... Buyurun işte Ankara’nın açıklaması. Aile Destek Paketi’ne üç ay içinde bilmem kaç milyon başvuru yapılmış. İlginin yoğun olduğu açıklanıyor. Büyüyor muyuz, küçülüyor muyuz bunun doğrusu ne bileniniz var mı?..
***
Alın işte, asgari ücretlinin zamlı maaşı cebine girmeden esnaf zammını yapmaya başladı. Bu arada artan üniversite harçları, yurt ve kiraların yükselmesi ile birlikte üniversitelinin de en zor sınavı başladı. Çoğu üniversiteli ekonomik koşullar nedeniyle eğitimini ya dondurmak zorunda ya da bırakmak mecburiyetinde kaldı. Maalesef durum ahval bu… Kalın sağlıcakla...