Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi'nin (BİSAM) yayımladığı Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Raporu, geçim koşullarındaki ağırlaşmayı bir kez daha ortaya koydu. Rapora göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 36 bin 42 TL’ye yükselirken, yoksulluk sınırı ise 118 bin 404 TL olarak hesaplandı.

BİSAM’ın araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için günlük yapması gereken asgari harcama 1201 TL’ye ulaştı. Mayıs ayında açlık sınırı 34 bin 808 TL, yoksulluk sınırı 114 bin 348 TL ve günlük gıda harcaması 1160 TL olarak belirlenmişti. Haziran ayı verileri, bir ay içinde açlık sınırında 1 bin 234 TL, yoksulluk sınırında ise 4 bin 56 TL’lik artış yaşandığını ortaya koydu. Ayrıca 36 bin 42 TL olarak hesaplanan açlık sınırı, halen 28 bin 75 TL olarak uygulanan net asgari ücreti 7 bin 967 TL aşmış oldu.

Cemil Unal Kazasiz Belasiz Bir Kis Olsun 784-1

‘ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALDI’
Türk-İş Antalya Şube Başkanı Cemil Ünal da açıklanan verileri değerlendirerek ekonomik krizin emekçiler ve emekliler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Açlık sınırının asgari ücretin üzerine çıkmasının çalışanların da ciddi bir geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu gösterdiğini belirten Ünal, “Bugün gelinen noktada yalnızca emekliler değil, asgari ücretle çalışan milyonlarca kişi de temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Açlık sınırının asgari ücretin yaklaşık 8 bin lira üzerine çıkması, çalışanların aldığı ücretin sağlıklı ve dengeli beslenme için gereken tutarı bile karşılamadığını ortaya koyuyor. Barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu giderler eklendiğinde aile bütçeleri tamamen çıkmaza giriyor” dedi.

‘EMEKLİLER TORUNLARI GELMESİN DİYE DUA EDİYOR’
Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların sosyal hayata da yansıdığını ifade eden Ünal, “Emekli maaşı, asgari ücret ne yazık ki artık temel ihtiyaçları karşılamaya bile yetmiyor. Durum o kadar acı bir noktaya geldi ki, emeklilerimiz artık torunları, çocukları yanlarına gelmesin diye dua eder hale geldiler. Neden? Çünkü geçim şartları inanılmaz ağırlaştı. Evine gelen bir misafire iki bardak çay ikram etmek, bayramda seyranda torununa küçük bir hediye almak ya da eline üç beş kuruş harçlık koyabilmek bile artık bu insanlar için ulaşılamaz bir lüks oldu. Antalya gibi bir turizm kentinde bu acı tablonun pek çok örneğini her gün gözlerimizle görüyoruz” dedi.

Emeklilerin sosyal yaşamdan da uzaklaştığını vurgulayan Ünal, “Bugün bir emekli, parkta oturup dışarıda tek bir çay içebilecek, bir dostuyla iki kelam edebilecek mali imkanı dahi kendinde bulamıyor. İnsanlar evlerine kapanmış durumda. Yaşananlar sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal ve psikolojik yıkım anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA