“İlahi zamanlardan geçiyoruz.” Girit göçmeni ninem böyle derdi ruhu şad olsun. “Ah o eski günler nerede” demek isterdi galiba. O günler çoktaan biti gitti ninem benim. Biz şimdi önümüze bakıyoruz, arkamıza değil, zira arkasına bakan önünü görmezmiş malum. Haberleri dinliyoruz elem keder, gazete sayfalarını çeviriyoruz okudukça kızıyor kızdıkça söyleniyoruz 'millet gamlı baykuş olmuş’ adeta. Yok arkadaş ben oynamıyorum, hiç mi yolunda giden bir şey yok. Şöyle içimizi aydınlatacak, yüreğimize soğuk su serpecek. Şimdilerde hormonlarımız horon tepiyor!
***
Misal, kendinizi mutlu hissediyor musunuz? Sahiden neydi bu kelimenin anlamı hatırlayan var mı? Kimsenin yüzü gülmüyor, ne selam veriyor ne de selam alıyor. Kendimizle kavgalıyız adeta. Aslına bakacak olursanız uzunca bir süreden beri toplumun durum ahvali bu. Her şey üzerimize üzerimize geliyor. Ekonominin ateşi yükselmiş, esnafın nabzı düşmüş, kalbine vurmasın diye kepenk indirir olmuş, firmaların sıkıntısı artar olmuş, vergide yük yine vatandaşın sırtına yüklenmiş, emekli mi dediniz? Emeklilere ulaşılamıyor, kapsama alanı dışı! 23 bin küsur ve az daha üstü ile ayın sonunu bekler olmuş. Al gözüm seyreyle!
***
İşsizlik almış başını 'eyvallah' deyip gitmiş ara da bulasın. Yapılan araştırmalara göre doktora mezunları bile İŞ-KUR kapılarında sıraya girmiş, iş arıyor. Eğitimlisinin, eğitimsizinin derdi geçim kaygısı. Fahiş fiyatlar etiketleri ters döndürmüş, vergilerin boynu bükük kalmış, kira deseniz maaşı yutar olmuş da bütçeyi bile aşmış. Yetmedi insafsız bazı ev sahipleri “İlle de” diyor ve yasal artışı takmıyor bile. İyi de ne yapsın bu millet. Kimi kime şikâyet edersin Allah aşkına. Hikaye!
***
Gelin yaşama bir de dürbünün tersiyle bakalım. Ve de avutalım resetleyemediğimiz yorgun beynimizi. Ne olmuş yani ekonomiye güven azaldıysa, enflasyon tepemize bindiyse, biz dersimizi iyi çalıştık ve de muhtemelen hayatımızı, muhtemelene bağladık. Böyle düşünüp ayarlarımızı bozmazsak ne olur yani? “Yaşam, cesur adımlarla değişir” diye düşünsek de “Mehter Takımı” misali bir adım ileri iki adım geri yapmasak. Olmuyor değil mi, gerçekler var ya orta yerde. Beklentiler de hedefler de bir türlü oturmuyor yerli yerine. Canımız sıkkın. Çalışanı da emeklisi de çiftçisi de ne umuyor ne buluyor. Toplum olarak ne ara geldik bu hale? Bunu da alıp koyalım bir kenara. İyi hafta sonlarınız olsun.