Antalya denince akla güneş, deniz, turizm ve canlı bir ekonomi gelir. Ancak vitrinlerin arkasına geçtiğimizde tablo o kadar parlak değil. Bugün Antalya’da neredeyse her sektörde esnaf aynı cümleyi kuruyor: “İşler eskisi gibi değil"... Turizm kenti olmanın avantajları kadar kırılganlıklarını da artık çok daha derinden hissediyoruz.

Sorunların başında yüksek enflasyon ve artan maliyetler geliyor. Kira bedelleri son 3-4 yılda kat kat artmış durumda. Elektrik, su, doğalgaz, personel giderleri ve ham madde fiyatları esnafın belini büküyor. Satış fiyatına yansıtılamayan her maliyet artışı, doğrudan kârı eritiyor. Birçok küçük işletme artık ayakta kalmayı “kâr etmek” değil, “zarar etmemek” olarak tanımlıyor.

İkinci önemli başlık turizmin mevsimselliği. Antalya’da ekonomi hâlâ büyük ölçüde yaz sezonuna bağlı. Sezon çok kısa olmasa da beklenti yüksek, risk büyük. Kış aylarında turist sayısının düşmesiyle çarşılar boşalıyor, ciro düşüyor ama giderler aynı hızla devam ediyor. Bu da esnafı borçlanmaya zorluyor.

Bir diğer sorun zincir mağazalar ve büyük sermaye baskısı. Küçük esnaf, fiyat rekabetinde büyük markalarla baş edemiyor. AVM’ler ve online satış kanalları, mahalle esnafının müşteri tabanını daraltıyor. Dijitalleşemeyen, e-ticarete uyum sağlayamayan işletmeler her geçen gün biraz daha geride kalıyor.

Peki çare ne Öncelikle yerel yönetimlerin ve merkezi idarenin esnafa yönelik destekleri artırması şart. Kira artışlarına yönelik düzenlemeler, enerji maliyetlerinde indirim, vergi ve SGK primlerinde geçici rahatlamalar esnaf için nefes borusu olabilir. Özellikle sezon dışı dönemlerde destek paketleri hayati önem taşıyor.

İkinci olarak Antalya ekonomisi turizmin ötesine taşınmalı. Tarım, gıda işleme, lojistik, sağlık turizmi ve teknoloji tabanlı girişimler teşvik edilmeli. Böylece esnafın geliri 12 aya yayılabilir.

Esnaf cephesinde ise dijitalleşme ve iş birliği artık bir tercih değil zorunluluk. Online satış, sosyal medya, ortak kampanyalar ve kooperatifleşme küçük işletmelerin gücünü artırabilir. Birlikte hareket eden esnaf, büyük sermaye karşısında daha dirençli olur.

Antalya esnafı bugüne kadar birçok krizi atlattı. Ancak bu kez sorunlar daha derin, çözüm daha ortak akıl gerektiriyor. Unutmayalım; esnaf ayakta kalırsa şehir ayakta kalır. Aksi halde ışıkları sönen sadece dükkânlar olmaz, Antalya’nın ekonomik ruhu da kararır.