Haftalardır devam eden en düşük emekli maaşı tartışmaları, Antalya’da aralıksız süren eylemlerle gündeme taşınmıştı. Son olarak taslak hâlinde olan en düşük emekli aylığının 20 bin TL olmasını içeren düzenleme Meclis’ten geçince tartışmaların alevi bir kat daha arttı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Mustafa Erdem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) emekli maaşları üzerinden iktidara eleştirilerde bulundu.
Mustafa Erdem, yapılan artışın zam olarak bile adlandırılamayacağını ifade ederek, olması gereken maaş miktarını da açıkladı. Öte yandan Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Antalya Şube Başkanı İbrahim Tezcan da emeklilerin ölüme terk edildiğine vurgu yaptı.

BİRÇOK KESİM ÇÖZÜM BEKLİYOR
Mustafa Erdem, Meclis’in önünde çözüm bekleyen geniş bir toplumsal kesim olduğunu belirterek şunları söyledi:“Kademeli emeklilik, staj ve çırak mağduriyeti, yardımcı hizmet sınıfı, kamuda çalışan taşeronlar, 3600 ek gösterge talep edenler, kamu mühendisleri, seyyanen zam bekleyen emekliler, toprağını süremeyen çiftçiler, vergi ve SGK yapılandırması bekleyen esnaf, geçinemeyen ücretliler, barınamayan öğrenciler, ehliyet gibi onlarca konuda yurttaş mağdur ve Meclis’ten, iktidardan çözüm bekliyor. Bunun yanında bugün bu teklifle milyonlarca emeklinin yaşam şartları belirleniyor. Şimdi burada bir tiyatro izliyoruz. Neymiş? En düşük emekli maaşı 20 bin TL olacakmış; müjde veriyorlar, lütfediyorlar. Kendinize gelin arkadaşlar, siz hangi ülkede yaşıyorsunuz Allah aşkına!”
EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ GÖRMÜYOR
Mustafa Erdem, “TÜİK’in o makyajlı rakamları bile gerçeği gizleyemez hâle geldi. Açlık sınırı kaç TL? 30 bin TL. Sizin müjde diye verdiğiniz rakam kaç TL? 20 bin TL. Siz emekliye diyorsunuz ki: ‘Arkadaş, sen ayın on gününü aç geçir, yirmi gününü de Allah’a emanet yaşa.’ Bu maaş zam değil, bu maaş sefalettir, bu maaş emekliyi ölüme terk etmektir. Lafa gelince ‘AKP iktidarı döneminde sosyal güvenlikte devrim yaptık’ diyorsunuz, ‘Ülke ekonomisi büyüyor, millî gelir arttı’ diyorsunuz, ‘Türkiye uçuyor, yaparsa AK Parti yapar’ diyorsunuz. Peki madem uçup kaçıyoruz, bunu emekli, asgari ücretli niye görmüyor, niye hissetmiyor?” sözleriyle iktidara yüklendi.
ANTALYA’DA KİRA FİYATLARI ÇOK YÜKSEK
Antalya’nın bir emekli kenti olduğuna dikkat çeken CHP’li vekil, yüksek kira fiyatlarını gündeme taşıdı. Erdem, “Antalya bir emekli şehri. Antalya’da 15 bin TL’den aşağı oturabileceğiniz kiralık ev yok. Bütün illerimiz neredeyse aynı. Emekli 20 bin TL alacak, 15 binini ev kirasına verecek; kalan 5 bin TL ile elektrik mi ödesin, su mu ödesin, karnını mı doyursun? Sonra kalkıp ‘Emekliyi enflasyona ezdirmiyoruz’ diyorsunuz. Bu mu ezdirmediğiniz hâl? Siz emekliyi ölüme mahkûm ediyorsunuz” dedi.
‘ALLAH’IN EMRİ Mİ BU ÖDEMELER?’
Bütçe tartışmalarına da değinen Mustafa Erdem, emekliye kaynak bulunamazken yandaş şirketlere ve faiz ödemelerine milyarlar aktarıldığını hatırlattı. Erdem, “Yandaşların vergisini silmeye gelince 768 milyar TL bir gecede yok oluyor. Emekliye gelince ‘kaynak yok’ diyorsunuz. Bu bir tercih meselesi. Siz rantçıyı seçiyorsunuz, biz emekliyi. Geçiş garantili köprü, otoyol ve tüneller için 101 milyar TL ayırıyorsunuz, faiz lobilerine 2,7 trilyon TL ödeniyor. Allah’ın emri mi bu ödemeler?” diye konuştu.

SAĞLIK ALANINDA DA DESTEK YOK
Türkiye Emekliler Derneği Antalya Şube Başkanı İbrahim Tezcan da emeklilerin devlet tarafından bir yük olarak görüldüğünü söyledi. Tezcan, emeklilerin en çok ihtiyaç duyduğu alanlardan biri olan sağlıkta devletin emeklileri göz ardı ettiğini belirtti. Başkan Tezcan, “Çalışma hayatı boyunca yüzde 12 sağlık primi ödeyen emekliler, hastaneye gittiklerinde katkı payı, reçete ücreti ve muayene farkı gibi kesintilerle karşılaşıyor. Bu durum kabul edilemez. Emeklilerin bu paylardan muaf tutulması gerekir” dedi.
DEVLET BİZİ YÜK OLARAK GÖRÜYOR
Tezcan, “Devlet bizi gereksiz görüyor. Tabiri caizse bir an önce bu dünyadan göçüp gitsinler diyor. Çünkü verilen maaşlar ve verilmeyen haklardan sonra emeklinin aklına başka bir şey gelmiyor. Gelirimiz asgari geçim standardının dahi altında. Ayrıca gıda ve yakacak yardımları da bir lütuf değil, sosyal devletin gereğidir. Sorunlarımız çok ancak hükümet, sorunlarımızı bilse dahi çözüm için uğraşmıyor. Çünkü devlet bizi bir yük olarak görüyor” ifadelerini kullandı.





