Ne Expoymuş be!
Hadi burnunun dibindekiler görüyor(!), biliyor(!), duyuyor da(!) laf ediyor . Peki Ankara’dan , İstanbul’dan laf yetiştirenlere ne diyeceğiz!
Adamlar neredeyse,
Ektiğiniz ağacınız kurusun diktiğiniz kuleniz başınıza çöksün diye beddua eder duruma geldiler.
Garip olan, Expo’yu bilmeyenlerin, projeyi tanımayanların eleştirilerini iktidar üzerinden yapmaları.
Yani amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.
…..
Expo organizasyonunda resmin bütününe bakmak yerine ayrıntılara takılıyorlar.
Expo’daki mesele Cumhurbaşkanının ıbrıkla su döktüğü zeytin ağacının kuruyup kurumaması kadar basit değil.
Daha kimse farkına varmasa da Antalya adına büyük bir kazanım Expo!...
Çünkü gittiği yerler geliştiriyor. On yıl sonra kavuşacağı gelişmeye on yıl önce kavuşuyor.
Yola çıkıldığında da bunu biliyorduk bu günde bunu biliyoruz ama!...
Ama başından beri eleştirenler hala Expo’nun yakasını bırakmadılar.
Şimdi son takıntı 900 küsür yaşındaki zeytin ağacının öleceği!
Nasıl Expo’ya bu şehre hayat versin diye başladıysak,
Bu zeytin ağacını da ölmesin diye diktik Expo alanına.
Yaşaması için de herkes elinden geleni yapacaktır.
Cumhurbaşkanının can suyu vermesi başka mesele,
Zeytin ağacı olduğu için,
Expo Antalya gibi büyük bir projeye tanıklık etmesi için yaşatacağız.
Ülkemizde , Antalyamızda bolluk, bereket , mutluluk olsun diye,
Dünya’da barış olsun diye yaşatacağız!...
Gözyaşları ile değil,
Expo alanında çalışan yüzlerce işçinin alın teri ile yaşatacağız.