Avrupa'nın genç yeteneklerinin sahne aldığı Avrupa U19 Şampiyonası başladı.

Şampiyonada Portekiz, İtalya, Polonya, Malta, İspanya, Norveç, İzlanda ve Yunanistan gibi takımlar yer alıyor.

Elbette bu takımlar arasında en fazla dikkati çeken Malta, İzlanda ve Yunanistan oldu.

Diğer yandan U21 Avrupa Şampiyonası da geçtiğimiz günlerde tamamlandı.

O şampiyonada ise yer alan ülkelerden bazıları Gürcistan, İsrail, Romanya ve Ukrayna…

Evet, yanlış okumadınız…

Neredeyse iki sezondur futbol ligi oynanmayan, stadyumları bombalanmış, topraklarında savaş olan Ukrayna bile U21 Avrupa Şampiyonası’nda yer alıyor ancak Türkiye her iki turnuvada da yer alamıyor.

Gerçekten inanılır gibi değil.

Ne yazık ki Türk futbolunun geldiği nokta budur.

Kimse kimseyi kandırmasın.

Türk futbolunun geliştiği falan da yok. Hatta yerimizde saymayı da bıraktık, geriye doğru gidiyoruz.

Yok yabancı sayısı yok saçma sapan formüllerle, Türk futbolunda sadece kendi iç çekişmelerimizle günü kurtarıyoruz.

Başkan diğer kulüp başkanına, taraftar rakip takım taraftarına hava atma derdinde.

Yöneticiler transfer yarışı içinde, taraftar ise devamlı beklentide.

Gençlerine bu kadar güvenmeyen, inanmayan, şans tanımayan başka bir ülke yoktur.

Hataları, yanlışları doğru tespit edip, bu hatalardan ders almayan hatta aynı hataları tekrarlayan bir başka ülke de bulamazsınız.

Türk futbolunu planlaması, yönetmesi gereken Türkiye Futbol Federasyonu ise kimseyi kırmamaya, üzmemeye devam ediyor.

Yeter ki büyütülmüş 4 büyük takımdan birisi her sene şampiyon olsun.

Kimse kırılmasın, üzülmesin, herkesin gönlü olsun.

İşte böyle olunca ligin kalitesi de düşüyor.

Kendi kulübünde sadece bir futbolcuya 200 milyon Euro ödeyen kişi, Türkiye’deki naklen yayın gelirini düşürdükçe düşürüyor.

Bizler de sadece ‘buna da şükür’ diyebiliyoruz…