Uygarlık, çağdaşlık, demokrasi, adalet ve insan hakları alanlarında 'güneşin doğuşunu gerçekleştireceklerine inananlar' için 'Cesaretlerini bir demet çiçek gibi sundular' der gazeteci/yazar Okan Yüksel, tarihte suçsuz yere idam edilenlerin uzun bir çetelesini tuttuğu 'Kazanacağız' adlı yazısında. 

Sabahattin Ali, Nazım Hikmet, Cemal Süreya ve daha niceleri güneşin doğuşunu gerçekleştirmek kavgasıyla bizlere cesaretlerini bir demet çiçek gibi sunan aydınlarımızdır.
Tarihte, yargılı ve yargısız yüzlerce, binlerce insan idam edilmişler, ipe, elektriğe giderken suçsuzluklarını haykırmışlardır. Ethel ve Julius Rosenberg çiftinin idam edilmeleri gibi Amerikaiçin,insanlık tarihi için kara bir leke olan yargılamalar da yaşanmıştır.

Ethel ve Julius Rosenberg çifti Amerika'da deli saçması delillerle Rus casusu olarak suçlanıp idam edilirler.

1950'de başlayan Kore Savaşı, o günkü Sovyetler Birliği ile süren soğuk savaş ve ABD'de başlayan komünist avından Rosenberg çifti de nasibini alır.

İdamlarından önce Rosenbergler'e suçu kabullenmeleri halinde idamın durdurulacağı ve çocuklarına kavuşacakları söylenir. Ancak Rosenbergler suçsuz olduklarını yinelerler ve eklerler; 'Peki ya suçsuzluğumuza inanan onca insan, onlar da bizim çocuklarımız değil mi? Satar mıyız hiç onları?..'

Bu olay dünyada milyonlarca Rosenberg hayranını ayağa kaldırdı.

Fransız tarihçi AlainDecaux'nun, Rosenbeglerin yargılanmalarını belgelerle ve tanıklarla el aldığı 'Rosenbergler Ölmemeli' adlı tiyatro oyunu çok güzel yorumlar aldı, almaya devam ediyor.

Melih Cevdet Anday da 'Anı' adlı şiiriniRosenberglere ithaf etmiştir ama zamanla şiir, tüm suçsuz yere cezalandırılıp idam edilenlerin şiiri olmuştur.

'Bir çift güvercin havalansa/ Yanık yanık koksa karanfil
Değil bu anılacak şey değil/ Apansız geliyor aklıma.
Neredeyse gün doğacaktı/ Herkes gibi kalkacaktınız.
Belki daha uykunuz vardı/ Geceniz geliyor aklıma.
Sevdiğim çiçek dalları gibi/ Sevdiğim sokak adları gibi.
Bütün sevdiklerimin adları gibi/ Adınız geliyor aklıma.
Rahat döşeklerin utanması bundan/ Öpüşürken o dalgınlık bundan
Tel örgünün deliğinde buluşan/ Parmaklarınız geliyor aklıma
Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm/ Kahramanlıklar okudum tarihte
Çağımıza yakışan vakur, sade/ Davranışınız geliyor aklıma
Bir çift güvercin havalansa/ Yanık yanık koksa karanfil
Değil unutulur şey değil/ Çaresiz geliyor aklıma'