Süper Lig’e Emre Belözoğlu yönetiminde başlayan Antalyaspor, henüz ligin yarısına gelinmişken 3’üncü teknik adamıyla anlaşma sağladı.

Emre Belözoğlu ile lige hızlı başlayan sonrasında ise düşüşe geçen Antalyaspor’da Emre hocanın yerine Erol Bulut görevi devralmıştı.

Büyük umutlarla gelen Erol Bulut ile Antalyaspor’un kimyası uyuşmamış, daha iyisi olsun derken Emre hoca döneminden çok daha geriye giden bir takım haline gelmiştik.

Hoca, camia, futbolcu kimyası belki de en önemli nokta.

Erol Bulut ile bu kimya ne yazık ki tutmadı.

Ligin ikici yarısında ise Antalyaspor Sami Uğurlu ile çıkış arayacak.

Yeni bir hoca, yeni bir heyecan…

Dün tesislerde gerçekleştirilen imza töreninde hocayı ve başkanı gözlemlemeye çalıştım.

Öncelikle başkanı çok gergin ve yorgun gördüm.

Belli ki özellikle mali süreç ve transfer engeli başkanı ciddi anlamda yıpratmış, yıpratmaya da devam ediyor.

İşi hiç kolay değil.

Üzerindeki sorumluluk ve yükün ağırlığı artık yüzüne de yansımaya başladı.

Sami hocanın işi ne kadar zorsa, başkanın işi ondan çok daha zor.

Bazen kendisini yel değirmenleriyle mücadele eden Don Kişot gibi görüyorum.

Neyse bu konuya daha sonra uzun uzun gireceğim.

Şimdi hocaya dönelim.

Sami Uğurlu’nun özellikle iletişimimin çok kuvvetli olduğunu gördüm.

Sorulara çok net, açıklayıcı, aydınlatıcı ve detaylı yanıtlar verdi.

Camiaya, takıma, taraftara çok net mesajlarda bulundu.

Ben Sami hocanın başarılı olacağına inanıyorum umarım yanılmam.

Sami hoca da her şeyin farkında.

Bu durumun kendisi için önemli bir fırsat olduğunu biliyor.

Bu fırsatı iyi değerlendirmek için hoca da gecesini gündüzüne katarak çalışacaktır.

Antalyaspor’u iyi analiz etmiş, eksikleri belirlemiş, ne yapması gerektiğine hakim.

Umarım futbol şansı da yanında olur.

Hem hocanın, hem başkanın…