1919 yılının 15 Mayıs’ında İzmir işgal edilir. Gazeteci Hasan Tahsin (Diğer adıyla Osman Nevres) işgalcilere ilk kurşunu sıkar ve tarihimize İstiklal Savaşı’nın ilk şehidi olarak geçer. Onun adı, 9 Eylül İzmir’in kurtuluşu ile de özdeşleşir. İzmir üç yıl üç ay işgal altında kalır. 1922 yılının 9 Eylül’ü İzmir’in kurtuluş günüdür. Fakat o gün İzmir’de sevince gölge düşer. İstiklal Savaşı orada son şehitlerini verir. Antalyalı Ömer Oğlu Hakkı Çavuş ve 4 arkadaşı. 9 Eylül 1922 sabahı ne olmuştur? İzmir’de gün ağarmak üzeredir. Denizde işgalci gemiler son kırıntılarını toplamaktadır. ‘Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir’ diyen Muzaffer komutan Mustafa Kemal Atatürk Sabuncubeli, Belkahve üzerinden İzmir’e doğru gelmektedir. Keşif kolu işgalcilerin kaçmış olduğunu görerek derin bir nefes alır. Fakat yine de tedbiri elden bırakmak olmaz. O gün, o sabah, Rumların yaşadığı evlerden süvarilerin bir ateşe uğramaması için sekiz er ellerinde tüfek, yaya olarak en önde yürür. Mustafa Kemal İzmir’e girecektir.
ekiz asker, Halkapınar köprüsünü geçip Punta’daki Tuzakoğlu fabrikasına yaklaşınca fabrikanın pencerelerinde pusuya yatan işgal askerleri tarafından ani bir ateşe uğrarlar ve içlerinden dördü yere serilir
O an yaşananları Dördüncü Alay Kumandan Vekili Yüzbaşı Şerafeddin Bey daha sonra yazacağı anılarında şöyle anlatacaktır: ‘Mersinli’yi geçtikten sonra Tuzakoğlu fabrikasının önüne geldiğimiz zaman, fabrikadan üzerimize ani bir ateş açıldı. Müfrezemizin önünde sekiz kahraman nefer yaya olarak koşarak yürüyorlardı. Fabrikadan açılan ateşten bu askerlerimizden dördü derhal şehit oldu. Bu yavrucakların mübarek cesetleri önümüzde birer ok gibi başları İzmir’e doğru yatıyor ve sanki bize ‘durmayın ilerleyin’ diyordu’
Bu uğurda canlarını veren kahramanlarımızın ruhlarını İzmir halkı oracıkta, Halkapınar’da yaptırdığı bir anıt kabirle ölümsüzleştirir.
Bugün Halkapınar’da bu dört şehidin hatırası üzerinde ‘Vatan ve Namus’ yazılı olan mütevazı bir mermer abide ile Dokuz Eylül Anıtı bulunur. Şehitlikte Şair Necmettin Halil Onan’ın ünlü ‘Bir Yolcuya’ adlı şiiri bir mermer üzerine yazılıdır. Şehitlikteki ‘Antalyalı Ömer oğlu Hakkı Çavuş’ yazısı da O’nu unutmayan Antalyalılara haklı bir gurur verir, vermelidir.
Antalya Valisi Sayın Hulusi Şahin, Antalya’nın Fethi’nin 819’uncu yıl dönümü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Antalya’ya gelişinin 96’ncı yıldönümü nedeniyle düzenlenecek etkinlikleri anlatırken Cumhuriyet tarihini ve Atatürk’ün mirasını genç kuşaklara benimsetme çalışmalarına devam edeceklerini söylemişti. Antalya’yı gördüğünde ‘Şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün şehit olan askerlerine Antalya’nın da bir vefa göstermesi, İstiklal Savaşı’nda şehit düşen Hakkı Çavuş ile Atatürk’e söz verdiği halde Çiğiltepe’yi alamayıp intihar eden Reşat Çiğiltepe’nin isimlerinin Antalya’da kalıcı eserlerle yaşatılması en büyük dileğimdir.
İstiklal Savaşı şehitleri kalıcı eserlerle yaşatılsın
Fahrettin Hepkeskin
Yorumlar