Futbol cambazlarının, şeytanların, omurgasızların dikkatle okumalarını isteyeceğim onurlu, yurtsever bir futbolcudan, Metin Oktay'dan söz etmek istiyorum. O elim trafik kazasında ölmeseydi 2 Şubat'ta 83 yaşında olacaktı. Metin Oktay'ı ilk ve son kez İzmir Alsancak Stadı'nda Altay-Galatasaray maçında izledim. 20 Şubat 1960. Metin Oktay hastası 8 yaşında bir çocuktum. Geceleri, sarı-kırmızı topuma sarılarak yatıyorum, o kadar yani! Babam gazeteci, basın tribününde oturuyoruz. O günkü heyecanımı nasıl anlatabilirim ki!

Taçsız Kral Metin Oktay, biri penaltıdan 2 gol atıyor. Maç 3-0 bitiyor. O benim futbol kahramanım ama onu kahraman yapan özelliklerini daha sonraları öğrenecektim. Spor yazarı İslam Çupi, daha sonra İzmirli gazeteci/yazar Okan Yüksel ve şimdi yine bir İzmirli dost gazeteci/yazar Atilla Köprülüoğlu'nun yazılarından Metin Oktay'ı tanımaya öğrenmeye başlıyorum.

Atilla Köprülüoğlu 1 Şubat 2019 tarihli ' Bizi bu gidenler öldürür' başlıklı yazısında Metin Oktay'ı ne güzel anlatmış.

'Meşin topun kralı, goller sıralı

Ağlar bile delindi, Metin topa vuralı,

Metin sağ, Metin sol, Metin goool,

Metin gol, Metin kafa, Metin şut,

Metin goool, Metin gol.'

En Büyük Fenerli Spor Yazarı İslam Çupi'ye göre, 1950'lerde İnönü Stadı'nın kapalı tribünündeki iki direk arasına sığacak kadar az olan Galatasaray taraftarı sayısının statlara sığmaz hale gelmesinde en büyük paya sahip olan adamdır Metin Oktay!

Ölümünde de şöyle yazmıştır Çupi: 'İnsan sevgisi, insan dostluğu. Sempatikliği, sevecenliği, zarafeti, bir şeyler verme konusundaki tek taraflı yırtınışı ile bir adam sembolü, bir beşeriyet ilahı idi.Ben bu bendeki ölüme razı olurdum, keşke Metin'i yaşatabilse idi, bu ölüm.''

Gazeteci ve spor yazarı Okan Yüksel,Metin Oktay'ı bize şiir güzelliğinde anlatan yürekli bir kalemdir. Okan Yüksel'in Metin Oktay'lı yazılarından (3F kitabından) bir bölümü paylaşıyorum, ibret olsun diye;

'İnce ruhludur;Bir örnek;10 Haziran 1959. Stat; şimdi tarih olan, o zamanki adıyla 'Mithatpaşa' yani İnönü. Oktay kendisine tekme atan oyunculardan birine yumruk atar. O dönemde kırmızı kart yoktur. Yugoslav hakem Markoviç oyundan atar. Metin Oktay kendisine küfürler yağdırılan Fenerbahçe tribününe gidip belinden aşağıya doğru eğilerek selam verir. Bu kez tribünler çılgınca onu alkışlar. Oyun 7 dakika durur ve o günlerin ifadesi ile 'linesman' yani yan hakem Metin Oktay'ı sahaya geri çağırmak zorunda kalır! Bugün böyle bir şey olası mı?'

***

'Oyunu Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) verdiğini açıklayan ilk futbolcuydu! Bir tren seyahatinde, Çetin Altan'a 'Bizi sosyalist yaptın, ama sen aramızdan çektin gittin' diyen de oydu. Futbolumuzun Spartaküs'ü Çizgi Metin Metin Kurt; Taçsız Kral'ın bilinmeyen yönünü şöyle anlatmıştır: 'Dara düşen sporcuların ve dostlarının hızır gibi imdadına -maddi veya manevi- yetişmiştir. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamına karşı yürütülen imza kampanyasına katılarak, duyarlı olduğunu göstermişti.'

***

'İnsan her zaman kahraman olamaz ama her zaman insan kalabilir' der bilge.
Bu söze yakışır yaşam sürmüştür Metin Oktay. Yaşamı boyunca kahraman ve kral gösterilmesine ve öyle olmasına karşın, insan kalabilmeyi başarmıştır.Trajedisi yazılacak bir kahraman değildi O. Korkakların hiçbir zaman zafer anıtı dikmediklerini bilenlerdendi. Ne güzeldir şu Fransız sözü: 'Ilya fagot et fagot/Adam var, adamcık var.' Metin Oktay; adam olanlardandı.'

Bu sözü bugün söyleyecek kaç futbolcu sayabilirsiniz?

'Yazı-tura atıldığında ben hep 'tura' derim. Varsın gelmesin. Yeter ki Mustafa Kemal Atatürk'ün yüzü yere gelmesin' (Metin Oktay-GS kaptanı)

Sorarım size; Bugün olur olmaz kişilerin adları statlara verilirken (Küçükçekmece hariç) neden Metin Oktay'ın adı bir büyük stada verilmez?