Onlar kontenjan dışına itilenler, eğitimde 'kapsama alanı' dışı kalanlar, mülakata takılanlar ve de onlar mülakat mağduru öğretmenler. Yine meydanlarda ses yükseltiyor, haklarını arıyor ve soruyorlar “Neden kontenjan dışına itiliyoruz?". Yine ana haber bültenlerinin başköşesindeler. Ellerinde “Mülakata hayır”, “Mülakat mı, liyakat mı” yazılı pankartlarla dertlerini anlatıp yanıt istiyorlar. Ankara'nın buz kesen zemherisi bile öğretmenlerimizin seslerini kesemiyor. Atanamayan binlerce öğretmenin sesini duyan yok mu, bu nereye kadar gider? Sahiden kayıkçı kavgasına döndü.

***

Aylardır meydanlarda hak arayan mülakat mağduru öğretmenlerimiz soruyor, biz de kaleme döküyoruz. Zira değerli öğretmenlerimizde sabır mabır kalmadı, bıçak kemiğe dayandı. “Liyakat meselesi ne oldu” diye sorgu sual eden öğretmenlerimiz meydanlarda dertlerini pankartlarla anlatıyor, yıllarını verdiler öğretmen oldular sonra da mülakat mağduru oldular.

***

Öğretmenler meydanlarda eylemlerine devam ederken millet de hak arayan öğretmenlerin dramını ekranlarda takip ediyor, kiminin kızı, kiminin oğlu. Allah aşkına yok mu bir çare çözüm, adı her neyse yok mu? Bu arada mülakat mağduru öğretmenler seslerini meydanlarda duyurmaya çalışırken sahte diplomalıların durumundan da tık yok. Sahiden sahte diplomalı doktorlar, mühendisler, mimarlar ne durumdalar? Aklımıza geldi de.

***

Büyük bir heyecanla mezun olup mesleğe başlama hayali kuran binlerce öğretmen, adına 'mülakat zulmü' dedikleri sistemden dolayı mağdur olduklarından yakınıyor haklı olarak. Zira aylardır meydanlarda haklarını alabilmek için mücadele veriyor ve “Bu yarayı kim kapatacak” diye soruyor. Daha ne kadar bekleyecekler acaba? Başarılarının, mülakatlarla görmezden gelindiğini söyleyen öğretmenler, “Ülkenin mülakatlarla sahte diplomalarla kaybedecek zamanı yok” diye sesleniyor, geleceğimizi onlara emanet ettiğimiz öğretmenlerimiz. Evet, yazılıda yüksek puan alıp sözlüde elenen atanamayan öğretmenler, başkent Ankara'da aylardır eylemde. Mülakatın kaldırılmasını istiyor ve Bakanlığın konuya ilişkin çözüm bulmasını bekliyor.

***

Eh bir de sorunun ekonomik boyutu var elbette, iş bulması ve yaşamını sürdürmesi gibi. Peki, sonuç ne, okulda olması gerekirken maalesef cümlenin devamı gelemiyor! Biraz başa dönelim; hani Ankara “Mülakatı kaldıracağız” demişti ya. O açıklama geçmişte kaldı elbet. Ve de Bakanlık mülakatın devam edeceğini duyurup “Mülakat gibi mülakat yapmaya karar verdik” açıklamasını yapmıştı hatırlarsınız. Akla gelen soru, önceki mülakatlar, mülakat gibi yapılmıyor muydu acaba? Eğitimcilerin aklı fena halde karışmış hani. Kalın sağlıcakla.