Lig devam ederken sert eleştiri yapmayı doğru bulmuyorum.
Bu nedenle de eleştiri hakkımızı sezon sonu saklamıştık.
Yapılan yanlışları konuşacağız, soracağız, sorgulayacağız ki, önümüzdeki dönemde aynı hataları tekrarlamayalım.
Çünkü her sezon böyle şanslı olmayabiliriz…
*****
Bugün de Nuri Şahin ile ilgili bir takım tespitlerde bulunacağım.
Öncelikle ilk göreve başladığı dönem ile geçtiğimiz sezon arasında dağlar kadar fark vardı.
Bir önceki sezon ile geride bıraktığımız sezon arasındaki Antalyaspor’un futbolu ne kadar farklıysa Nuri hoca da o kadar farklıydı.
Antalyaspor ne kadar formsuzsa Nuri hoca da o kadar formsuzdu.
Yardımcılarının neredeyse tamamının takımdan ayrılması sadece ailevi nedenler olamaz.
Mutlaka Nuri hoca da bu konuyu kendi içinde tartmalıdır.
Çünkü benim kulağıma Nuri Şahin’in bu sezon yardımcılarını dinlemediği ve onların uyarısına kulak asmadığı için yardımcı hocaların da bu durumdan rahatsızlık duyduğu şeklinde bilgiler geldi.
Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemiyorum ancak hepsinin birden tamımdan ayrılmış olması tesadüf de olamaz.
*****
Diğer yandan Nuri hocaya en büyük eleştirim genç oyunculara verilen süreler ile ilgili.
Nuri Şahin, sadece kendi futbol hikayesini hatırlamış olsa bugün gençlere ne kadar büyük haksızlık ve hata yaptığını görecektir. Mustafa gibi, Mevlüthan gibi genç oyuncular son 10 dakika süre almayı hak etmiyorlar. ‘Mış’ gibi yapmanın kimseye bir faydası yok. Kaldı ki Antalyaspor’un tek kurtuluş reçetesi Mustafa ve Mevlüthan gibi genç oyunculardan geçiyor. Nuri hoca bu gençleri çok sevdiğini söylemişti. Çok sevdiği için de kulübede yanından ayırmak istemiyor olabilir ancak bu çocukların orada oturmasının yada kiralık olarak oynayabilecekleri bir takıma gönderilmemelerinin kimseye bir faydası olmaz.
*****
Gerek sosyal medya paylaşımlarına gerekse dünkü köşe yazısına çok fazla yorum geldi.
Kimi beni eleştirdi, kimi doğru buldu kimi de sitem etti. Önceki gece geç saatlere kadar bir çok yönetici ile görüştüm. Öncelikle bir düzeltme yapmam gerekiyor. Sosyal medyadan ‘Başkan 20 gündür kulübe uğramıyor’ şeklinde bir paylaşımda bulunmuştum. Bu konuyu düzeltmeliyim. Çünkü Başkanın kardeşi önemli bir rahatsızlık geçirmiş ve bu nedenle de Sabri Gülel İstanbul’da kardeşi ile ilgilenmek durumunda kalmış. Gülel ailesine de bu vasıta ile geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Umarım Sabri Gülel’in kardeşi, en kısa zamanda eski sağlığına kavuşur.