Türk devletinin sabrı tükenmişti, yavru vatandan katliam fotoğrafları geliyordu. Rahmetli Ecevit 20 Temmuz 1974'de, yani bundan 47 yıl önce Türk ordusunu Kıbrıs'a gönderdi. Türk bayrağı o gün bugün orada çakılı.
O bayrağı çekildiği yerden indirmeye çalışanların sonu felaket oldu. Ben o yıl askerliğimi Erzincan'da 1974 Ocak ayında, acemi er öğretmeni olarak tamamlamıştım. 6 ay sonra Kıbrıs Barış Harekatı oldu. Bülent Ecevit'in emri şuydu; 'Ayşe tatile çıksın'
Bu emri vermek büyük bir cesaret isterdi. Hele bir şair devlet adamı için çok zordu.
Ayşe tatile çıktı. Çok kan döküldü, çok şehit verdik, çok gazimiz oldu.
Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili hamaset duygularınızı kabartmak istemem. İlgi duyanlar sosyal medyadan bu harekatın nedenlerini bulabilir.
Başta büyük siyaset adamı, dürüst insan Bülent Ecevit olmak üzere, bu harekatta şehit düşen askerlerimize rahmet diliyorum. Bazıları ise hala akli dengesi bozuk olarak aramızda yaşıyorlar. Onlar, yavru vatandaki yurttaşlarını zulümden kurtarmak için canlarını verdiler. Bir amaçları vardı ve bu amaçlarını başarıyla yerine getirdiler.
Rahmetli Ecevit'i saygıyla anıyorum
***
O dönem ve bugün de, Ecevit'in daha da ileri giderek adaların tümünü neden almadığı konusunda ahkam kesenler oldu. Bir siyasetçinin şu fıkrayı anlattığını anımsarım;
'Fransa hükumet ricalinden biri Napolyon'u bir muharebede eleştirmeye kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- 'Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapt etmeliydiniz.' gibi fikirler belirtmeye başlayınca,
Napolyon:
- 'Evet, demiş. Oralar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.'
***
Hitler'e İstiklal Marşı'nı ayakta dinlettiren Türk'ün anısına
Atatürk'ün 'Dünyayı kaldıran Türk' diye seslendiği güreşçiyi bilir misiniz, kimdir?
1936 yılı olimpiyatları Hitler'in Almanya'sında, Berlin'de yapılmaktadır. Serbest güreşlerde Ahmet Kireççi adlı genç bronz madalya almış, Türk bayrağını ilk kez dalgalandırmıştır.
Daha sonra grekoromen müsabakalara geçilecektir.
Bu kez, Erzincanlı Ali Pehlivan'ın oğlu, Yaşar Erkan adlı Türk genci tüm rakiplerini kaldırıp yere vurarak yener ve sıkletinde, dünya şampiyonu olup altın madalya kazanır. Tüm dünyayı titreten Hitler ayağa kalkar ve okunan İstiklal marşını selam vererek dinler. Müsabakadan sonra duygularını açıklayan Yaşar Erkan şunları söyler:
'Şampiyonluk kürsüsünde şanlı bayrağımız şeref direğine çekilirken kendimi tutamadım, gözlerimden yaşlar sel gibi aktı. Yüz yirmi bin kişinin ve Hitler'in önünde bayrağımızı şeref direğine çektirmek ve ayakta güzel marşımızı dinletmek zevklerin en güzeli ve en büyüğüdür.'
1986 yılında 75 yaşında aramızdan ayrılan bu yiğidimizin adı nerelerde yaşatılıyor, bilemedim, bulamadım.
Saygıyla anıyorum.