Türk futbolu iflasın eşiğine gelmiş durumda. Geçmişte naklen yayın geliri ile ayakta duran kulüpler için artık bu gelirler çok bir şey ifade etmiyor. Çünkü buradan gelen para ciddi anlamda eridi.

Bir futbol kulübünün ligde kalabilmesi için her yıl transfere yaklaşık olarak 15-20 milyon Euro arasında bir bütçe ayırmak durumunda.

Bunun altında kalırsa ya çok zorlanır yada küme düşer.

Antalyaspor gibi ligin orta sıralarını hedefleyen bir kulübün de aylık sadece futbolcu maaşı ödemesi yaklaşık olarak 1.5 milyon Euro civarında. Bu rakam sadece maaş…

Bunun yanına personel maaşları, tesis giderleri, vergi, SGK, elektrik falan derken liste uzar gider…

Futbolcu maaşı kadar daha masraf çıkar…

Yılda 4500 forma, 5000 kombine sattığınızı, maçlarınıza ortalama 6 bin seyircinin geldiğini, locaları zar zor satabildiğinizi de düşünürsek işiniz hiç de kolay değil demektir.

İşte Antalyaspor tam da bu çıkmazın arasında.

Aziz Çetin istifa ederken futbolcuların 5 aylık alacağı bulunuyordu. Antalyaspor'un planlaması ise Haji Wright'ın satışından gelecek olan para ile futbolculara olan borcun ödenmesiydi. Oyuncu satılamayınca planlar bozuldu, hatta Haji Wright başta olmak üzere pek çok oyuncunun serbest kalması gibi bir tehlike ile karşı karşıya kalındı. Hatta bu dönem Haji Wright'ın menajerinin ortalığı karıştırdığını da söylemek gerekiyor. Menajerin İstanbul kulüplerine 'Antalyaspor maaş ödeyemiyor, serbest kalabiliriz' demesi ile bu kulüpler teklifi ya düşürdü ya da geri çekti.

Haji Wright'ın satışı olmayınca da futbolcuların serbest kalması gibi bir tehlike ile karşı karşıya kalındı.

Aziz Çetin bu çıkmazdan kurtulamadı ve istifa etti. Sonrasında ise Sabri Gülel başkanlık koltuğuna oturdu.

Futbolculara 2 maaş ödeme sözü verdi ve ödedi.

Futbolcuların şuan 3 maaş alacağı bulunuyor.

Sabri Gülel başkanlık koltuğuna oturduğundan itibaren önce milli ara sonrasında ise BAY haftası girdi.

Yani 15 gün, oyuncular sahaya çıkmadan geçirdi ve bir ay daha geldi.

Açık ve net konuşalım…

Bu borç bitmez.

Öztürk ailesi bıraktığı zaman üstlendiği mali yükümlülük yaklaşık 800 milyon Liraydı.

O gün sıfırlanan borç bugün 500 milyona çıkmış durumda.

Yani net olarak görülüyor ki bu borç kapanmaz, kapanamaz…

Galatasaray gibi büyük bir proje üretip hayata geçiremezsek bu değirmen dönmez.

Benzin istasyonları yada moloz döküm alanı gibi projelerle bu işler olacak gibi durmuyor.