Yeri ve zamanı geldi, yazmak gerekiyor.

Atatürk sanatsal değeri olan her müziği sevmiş, her resmi alkışlamış.

Çok yazarı övmüş, sanatçıları korumuş bir liderdi.

Sanatı ve sanatçıyı ötekileştiren davranışlarda bulunmazdı.

Tosca operasını izlemiş, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını kurmuştur.

Tosca operasının Atatürk’ün yaşamında özel bir yeri var:

Tosca, bundan tam 120 yıl önce Giacoma Puccini tarafından bestelendi.

İlk olarak 1900 yılında Toscana topraklarında, Roma’da sahne alan Tosca, sonra dünyayı dolaşır. Tenor Pavarotti de mükemmel söylerdi bu şarkıyı.  

Türkiye’de ise ilk kez 1941 yılında Semiha Berksoy’un başrolünde sahnelendi.

Tosca operasını Atatürk, 1913 yılında genç bir ataşe iken gittiği Sofya’da izledi.

Tosca’da Atatürk’ü daha sonraları her dinleyişinde ağlatacak bir arya vardır;

“E Lucevan Le Stelle” (Yıldızlar Parlıyordu)

Aryanın opera tarihindeki adı ‘Aryaların Efendisi’dir.

Tosca operasının ikinci perdesi açılır.

“Kahrolsun Saltanat, yaşasın Hürriyet ” sözlerinin geçtiği arya Atatürk’ü etkiler.

İçindeki saltanat, hürriyet, bağımsızlık, özgürlük fikirleri daha da ateşlenir.

Atatürk’ün Tosca ile başlayan opera sevdası 200 yılı aşkın bir süredir önemli eserler veren Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın kurulması, gelişmesi ve büyümesine katkı koyacaktır. Osmanlı’da “Musika-i Humayun” olan adı Cumhuriyetin ilanı ile birlikte “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası” adını alan kurum 1924 yılında Atatürk’ün talimatıyla Ankara’ya getirilir. Orkestra artık saraya özel müzik yapmaktan vazgeçecek,  halkın kültür ve sanat düzeyini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren öncü bir sanat kurumu niteliğini kazanacaktır.

Atatürk sanatsever bir dünya lideriydi

Müzik Atatürk’ün en büyük tutkularının başında geliyordu.

Dans etmeyi çok seviyordu. Balolara katılıyordu.

1 Eylül 1924’de “Musiki Muallim Mektebi”ni açtı.

Sanatçı ve müzik öğretmeni yetiştirmek üzere Avrupa’ya öğrenci gönderdi.

Berlin, Paris, Budapeşte, Prag gibi kültür şehirlerine yetenekli gençler gitti.

O’nun döneminde Şehir Tiyatroları kuruldu.

1930’da İstanbul Opera Cemiyeti kuruldu.

1926/27’lerde Güzel Sanatlarla ilgili okulların açılmasına önayak oldu.

Ressamlar onun döneminde yetişmeye başladı.

Her zaman ve her yerde yazar ve söylerim.

O hem mükemmel bir asker olduğu gibi sanatsever bir dünya lideriydi.

Türkiye’de sanat bir Cumhuriyet kazanımıdır.

Bu kazanım Atatürk’ün eseridir.