Büyük devlet adamıydı, büyük bir askerdi,eşsiz bir eğitimciydi.

Bilimin öncüsüydü.Ulusu uğruna yaptığı her kavgadan zaferle çıktı.

Cumhuriyeti kurdu.İlk Cumhurbaşkanıydı.

Yaptıklarıyla büyüyordu, yapmadıklarıyla değil!

Aydınlığın, gelişimin öncüsüydü.Karanlığın değil!

Davranışlarıyla örnekti.Aldatmalarıyla değil!

Çağdaşlığı hedefledi.Yozluğu değil!Dünya O'nu tanıdı.

'Ben yanlış da söylesem bilim ne derse ona inanın' dedi.

Mustafa Kemal Atatürk gibi bir devlet adamı duydunuz mu?

Amerikan yayın organı Time O'nu kapağına taşıdı.

Hem de 2 kez. 24 Mart 1923'te ve 1927'de.

O'ndan sonrakiler bastı parayı kapak oldu Time dergisine.

Kendilerini anlattılar, onlar da yazdı.

Time gazetesi de bundan 96 yıl önce O'nu sayfalarına taşıdı;

'Atatürk ve Atatürk Türkiye'si Özel Sayısı' yayımladı.

'Nerede bir Türk kendisinin efendisidir?'

'Cehennemde!'

Bu aşağılayıcı söze o sayfalarda Atatürk şu karşılığı veriyordu:

'Bir Türk Türkiye'de kendisinin efendisidir'

Amerikan dergisi Time, O'nun hakkında şöyle diyordu:

'Osmanlı İmparatorluğu'nun küllerinden daha sonra Atatürk olarak tanınan asker Mustafa Kemal Atatürk, modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu babası olarak çıktı. Atatürk'ün laik reformları ve otoriter çizgisi on yıllar boyunca Ortadoğu'da yankı uyandıracak bir efsane bıraktı.'

Dergi yazıya şu paragrafı ekliyordu:

'O, bugün Türkiye'yi özgürlüğüne kavuşturan biri.

O, halkını, yabancı güçlerin boyunduruğundaki bu bataktan kurtardı.

Onların özündeki niteliklerini fark etmelerini sağladı ve onlara bağımsızlık düşüncesi ve hareketini getirdi.'

Unutmayın diye hatırlatmak istedim.

96 yıl geçmiş.

Unutulur mu?

Unutturulabilir mi?

* * *

Sevdiğim sözler:

'Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla dünyadan gülümseyerek geçenlerin.

Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların, onurlu bir yaşamı seçenlerin..'

Virginia Woolf