Türkiye Futbol Federasyonu seçimleri gerçekleşti.

Tek adaylı seçimde mevcut başkan Mehmet Büyükekşi yeniden TFF Başkanı seçildi.

Aslında buna ne kadar seçim denilebilir çok emin değilim.

Çünkü yıllardır Türkiye’de TFF genel kurullarında başkanlık seçimleri tek adayla yapılıyor.

Her ne hikmetse ikinci bir aday çıkmıyor.

Türkiye’nin her yerinden genel kurulun yapılacağı yere insanlar gidiyor ve oy kullanıyorlar.

Tek adaylı seçimlerle Türk futbolunun kaderi çiziliyor.

Peki böyle genel kurul yapmaya gerek var mı?

Bana göre yok.

Çünkü seçim bunun sadece adında var.

Kendisi ise resmen atama…

*****

Şimdi gelelim TFF yönetim kurulu ve alt kurullara.

Yıllardır söylemekten dilimde tüy bitti.

Türk futbolu sadece 4 takımdan ibaret değildir.

Türk futbolunu sadece 4 takım şekillendirmemeli ve yönlendirmemelidir.

Ancak ne yazık ki Türkiye’de futbol sadece sahada değil aynı zamanda masada da kazanıldığı için lobi ve lobicilik Türk futbolunun tam merkezine yerleşmiş durumda.

Böyle olunca da ne yazık ki Antalya yine her zamanki gibi geri planda kalmaya devam ediyor.

Lobisi olmayan, lobicilik yapamayan, TFF yönetim kuruluna adam sokamayan, alt kurullarda yer alamayan Antalyaspor camiası yine karşıdan bakmakla yetinmek zorunda kalıyor.

Neden?

Kendi iç çekişmeleri yüzünden…

Çünkü Antalyaspor’da öyle bir belirsizlik hakim ki, neyin ne olacağı da belli değil.

Genel kurul yapılacak mı, başkan devam edecek mi, farklı bir aday çıkacak mı?

İşte bu belirsizlikler nedeniyle de lobi fırsatlarını ne yazık ki kaçırıyoruz.

Çünkü kimsenin aklına TFF genel kurulu gelmiyor.

Örneğin MHK başkanı ve yönetimi ne olacak?

Buraya Antalya’dan bir isim sokabilecek miyiz? Ben kendi adıma merak ediyorum.

Bunları tartışmak varken bizler bambaşka şeyleri konuşuyor ve tartışıyoruz.

Sonra da lig başladığı zaman şöyle hakkımız yeniyor böyle hakkımız yeniyor demeye başlıyoruz.