Söze 'destur' ile başlayalım. Zira yeni bir aya (Mart) yine tatsız tuzsuz başlıyoruz. Daha elektrik zammının akıbeti belli olamadan (zamlar geri alınmayacak galiba) akaryakıta beklenen büyük zam teşrif etti ve benzin 17 liraya dayandı. Yakındır düz hesap 20 lira olması, zamlarda adap izan kalmadı. Akaryakıta gelen bu yüksek zam fragman, zincirleme zam ise yolda.

***

Haydi, soralım ulaşıma zam gelir mi? Böyle de soru olur mu? Peş peşe gelen akaryakıt zamları nedeniyle şehirlerarası ulaşım bilet fiyatları ciddi anlamda artmış. Düşünüyoruz 'evden çıksam mı çıkmasam mı?' Gerçi biliyorsunuz da ülkemiz, Avrupa ülkeleri arasında enerji fiyatları açısından diğer ülkeleri sollamış. Ekonomistlere göre ekonomik tablo korkutan türden. De, eskiden akaryakıta zam kuruş kuruş yapılırdı. Şimdilerde TL ile yapılıyor. İyi de akaryakıta gelen yüksek zam, diğer sektörleri de etkilemeyecek mi? Zam kuyrukları başlamayacak mı? Millet zincirleme zam endişesi yaşıyor da. Akaryakıt mazot ve de LPG'ye gelen zam, halden pazara derken artış hoopp gıdaya, sebze meyveye ve dahi sofraya yansıyacak. Akaryakıt zammından dolayı gıdaya yüzde 10 ila 15 zam bekleniyormuş. Ne oldu? Gıdada KDV indirimi eridi gitti. Yemin billah vatandaşın ayarları bozuldu.

***

Dahası yattık, kalktık zam. Doğalgaz ve elektrik maliyeti arttı, tasarrufa rağmen elektrik faturaları da artmaya devam ediyor. Tüketicinin ödeyemediği faturalar ya daha katlanacak ya da fark, hazineden karşılanacak! Karşılanır mı sizce? Bu arada EPDK'dan bir karar çıkmış, sanayi ve ticarethane elektriğinin en az yarısını devlet temin edecekmiş. Hadi hayırlısı mı diyelim. Madem ki kötünün iyisine bakar olduk, doğalgaz yardımı da geliyor veya geldi. Doğalgaz desteği için belirlenen vatandaşlara destek, Mart ayında yapılacaktı. Peki destek alamayanlar ne yapacak? Canım sende, verilen randevu Mart, Mart'ın arkası da Nisan!

***

Her neyse şeytanın avukatlığını yapmayı bırakalım, uzmanlar bile hesabı kitabı tutturamıyor ki, 'açlık enflasyonu' deyip durumu 'asgari ücretli açlık sınırı altında' diye özetliyor. Gerisini anlatmaya ne gerek, zaten gerisi yaşanıyor. Kabus gibi.