Haziran ayında açıklanan yüzde 32,24’lük yasal kira artış oranı sonrası Antalya’da kiracılar yeni kira bedellerini hesaplamaya başladı. Buna göre 20 bin lira kira ödeyen bir kiracının aylık ödemesi 26 bin 448 liraya, 30 bin lira kira ödeyen bir kiracının ödemesi ise 39 bin 672 liraya yükseliyor

Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, Antalya’da barınma krizinin giderek daha da ağırlaştığını belirterek, “Antalya’da kira fiyatları artık vatandaşın dayanma sınırını çoktan aşmış durumdadır ve bu tablo her geçen gün daha da kötüleşmektedir. Bugün bu şehirde çalışan bir işçinin, bir memurun, bir emeklinin ya da çocuklarıyla birlikte yaşam mücadelesi veren bir ailenin kiralık ev bulması neredeyse imkânsız hale gelmiştir; insanlar artık barınma ihtiyacını karşılamakta ciddi zorluk yaşamaktadır” dedi.

‘KİRA YÜKÜ GELİRLERİ AŞTI’
Kentteki kira seviyelerinin geldiği noktaya dikkat çeken Kul, “Kentte kiralar birçok bölgede asgari ücreti çoktan geçmiş, bazı mahallelerde ise iki katına hatta daha da üzerine çıkmıştır. İnsanlar kazandıkları maaşın büyük bir bölümünü yalnızca kiraya vermek zorunda kalmakta, geriye kalan gelirleri ise temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir. Bu tablo hem ekonomik hem de sosyal açıdan sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

BARINMA KRİZİNİN NEDENLERİ
Barınma krizinin nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kul, “Bu krizin ortaya çıkmasının temelinde birden fazla yapısal sorun bulunmaktadır. Kontrolsüz göç, yabancı talebindeki hızlı artış, turizm nedeniyle konutların kısa dönem kiralamaya yönelmesi ve en önemlisi yıllardır yeterli konut üretiminin yapılmaması bu sorunu her geçen gün daha da derinleştirmektedir. Konut arzı artmadığı halde talep sürekli yükselmiş ve bu durum barınma piyasasında ciddi bir dengesizlik yaratmıştır” diye konuştu.

Cengiz Kul-1

‘ÇALIŞANLAR ŞEHİRDE BARINAMIYOR’
Antalya’da çalışan kesimin yaşadığı zorluklara değinen Kul, “Bugün Antalya’da turizm, hizmet ve tarım sektöründe çalışan binlerce insan, kendi emek verdiği şehirde barınamaz hale gelmiştir. İnsanlar ya şehir merkezinden çok uzak ilçelere taşınmak zorunda kalmakta ya da çok daha düşük standartlardaki konutlarda yaşamaya mecbur bırakılmaktadır. Bu durum sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda kent yaşamını doğrudan etkileyen bir toplumsal krizdir” dedi.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ SIRALADI
Çözüm önerilerini de sıralayan Kul, “Dar ve orta gelirli vatandaşlar için sosyal kiralık konut projelerinin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Turistik bölgelerde kısa dönem kiralamalara yönelik daha sıkı ve etkili düzenlemeler yapılmalı, boş tutulan ve yatırım amacıyla bekletilen konutlar etkin şekilde denetlenmeli ve gerektiğinde yaptırım uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘MEVCUT DÜZENLEMELER YETERLİ DEĞİL’
Mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığını vurgulayan Kul, “Kira artışlarına getirilen sınırlamalar sorunu kökten çözmemiştir, yalnızca kısa süreli bir denge sağlamıştır. Ancak konut üretimi artırılmadığı ve yapısal reformlar hayata geçirilmediği sürece bu sorun daha da büyümeye devam edecektir” dedi.

‘BARINMA TEMEL İNSAN HAKKIDIR’
Kul açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Barınma artık bir yatırım aracı olarak görülmemelidir; barınma en temel insan hakkıdır ve bu hakkın korunması devletin en temel sorumluluklarından biridir. Eğer gerekli ve kalıcı adımlar atılmazsa Antalya’da çalışan insanlar bu şehirde yaşayamaz hale gelecek ve kent ciddi bir sosyal ve ekonomik krizle karşı karşıya kalacaktır.”

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER