İnişler, çıkışlar derken bir sezonu daha geride bıraktık. Antalyaspor da ligi 41 puanla 13. sırada tamamladı. Başarılı bir sezon geçirdiğimizi söyleyemeyiz. İyi tarafından baktığımız zaman ise şu şartlarda ligde kalmak bile önemli bir noktadır. 
Önümüze bakalım diyesim geliyor ancak bu şartlarda nasıl önümüze bakacağız onu kestiremiyorum. 
Çünkü Antalyaspor’da inanılmaz bir vurdum duymazlık söz konusu. 
Adeta kulüp çiftliğe dönmüş durumda. 
Başkanın devam edip etmeyeceği belli değil. 
Bugün genel kurul kararı alınsa en az bir ay süresi var. 
Genel kurul yapıldı, başkan devam etti, etmedi; hoca kaldı, gitti, transfer yapıldı derken yeni sezon başlayacak. 
Hoca kalacak mı yoksa gidecek mi netleşmiş değil. 
Her kafadan bir ses çıkıyor. Kulübe Seçkin Özdil isminde birisi alınıyor bu kişinin görevi henüz net değil. 
Sportif Direktör mü yoksa genel menajerlik mi kimse bilmiyor. 
Kimse kusura bakmasın bu plansızlık ile Antalyaspor önümüzdeki sezonun en büyük küme düşme adayı olur. Benden söylemesi. 


***


Şimdi gelelim Seçkin Özdil’e…
Daha önce Mert Çetin için ne söylediysem Seçkin Özdil için de aynısını söylüyorum. 
Kardeşim bu kulüpte, bu şehir de kimse kalmadı mı?
Antalyaspor Kulübü bu kadar mı yabancılaştı.
Hangi başarıları var bu insanların? Antalyaspor’da görev alabilecek yeterliliğe sahipler mi?


***


Olmaz… Böyle kulüp yönetilmez.
Eski başkanlardan ses çıkmıyor. Çünkü Antalyaspor Kulübü, ne yazık ki yabancılaştı. Camianın sessizliğe bürünmesinin en büyük nedeni de budur. İşte bu çok büyük tehlike demektir. Şirket yönetmek kulüp yönetmeye benzemez. İyi bir iş insanı olabilirsiniz ancak iyi bir kulüp başkanı olmak farklı dinamikler gerektirir.  Uzaktan kulüp yönetmeniz için kurumsal yapınızın oturmuş olması gerekir. Antalyaspor bırakın kurumsal yapıyı adeta çiftliğe dönmüş durumda.  Önüne gelenin kulübün içine girdiği, at koşturduğu bir yapı çok fazla ayakta kalamaz…