Eşimin annesi.
İzmir 35,5 Karşıyakalı Nuriye.
5-6 yıl önce sıkıysa Karşıyaka için kötü konuş!
‘Karşıyaka’nın faytoncuları bile kibardır!’ diye cevap verirdi.
Şimdi 90 yaşında.
Üç yıl önce başladı gerilemeyen, hep ilerleyen o melun hastalık; Demans.
Demans öncesi hastalıkları da vardı. Tiroid bezi çalışmıyordu, endokrin ve kalp yetmezliği ilaçları alıyordu.
En yakınlarını ‘O yaşıyor mu?’ diye sorması ile başladı ilk demans belirtileri.
Sorduğu kişi 20 yıl önce ölen ağabeyi Karşıyakalı bıçkın Osman’dı!
Ehliyet almıştı orta yaşlarında ve araba kullanıyordu. O arabayı hatırlıyor.
Benim otomatik arabamı kullanmak istiyor. Ara sıra oturtuyorum direksiyona. Çocuk gibi seviniyor.
Seviyor o günleri anlatmayı, yaşamayı!
Plakları olduğunu, onları hep başkalarına verdiğini sık sık söylüyor. Makber’i söyleyen Hamiyet Yüceses’i çok seviyor. O’nun sesinden dinletiyorum Makber’i, dalıp gidiyor.
Teşhis kondu ve sonra bu dünyada ne olup bitiyor onu hiç ilgilendirmiyor.
Hep eskilerde yaşıyor.
Anlattığı bir anıyı sabah akşam tekrarlamalar.
Kocası ölünce İzmir’de diyabet derneğine katılmıştı, geceler düzenliyorlar, yardım topluyorlardı hastanelerin diyabet odalarına.
Umreye de gitti. Gemi ile Karadeniz kıyı devletlerini de gezdi.
Beyin kanaması geçiren kızı ölünce hastalığı daha da kötüleşti. Kızının ne cenazesine gitti ne de mezarına. Küçük kızı ile büyük kızı kaldı. Malı mülkü var, eşinden ve babasından emekli maaşı alıyor. Şimdi devamlı yatıyor, uyuyor. Gözleri kapalı uyuyor mu? Ne düşünüyor, kimi görüyor, ne konuşuyor? Gece ve gündüzü karıştı, yemek yediğini de hatırlamıyor. Her gün sabah öğle akşam bir avuç hap veriyor küçük kızı.
O bakıyor annesine, ablası uzakta yaşıyor.
Onun gözümüzün önünde küçük masum bir çocuğa dönüşmesine yüreğimiz kaldırmıyor.
Her akşam kapılar kilitleniyor, Ocak anadan kapatılıyor.
Bu yorucu ve üzücü yaşam hem onu hem de ona bakanı çok yoruyor şüphesiz.
Her gün bu böyle.
İnsan şunu öğreniyor;
Gerçek sevgi işte bu.
Sözüm şuna;
Bir hastaya bakan ve bu yorgunluğu sessizce omuzlarında, yüreğinde taşıyan güzel insanlar;
En kutsal emektir sizin bu yaptığınız.
Demans hastası mutlaka sizi hatırlayacaktır şu dizelerde olduğu gibi
‘Belki bir gün terk edip gidecek aklım beni
Yüzün bir toz bulutu gibi dağılacak zihnimde,
Olur da o vakit görürsen bir yerlerde beni
Sakın üzülme eğer hatırlayamazsam seni
Ama sen yine de geç karşıma gülümse
Aklım unutmuş olsa da yüzünü
Kalbim muhakkak hatırlar gülüşünü’
Sevgiyle kalın.
Demans!
Fahrettin Hepkeskin
Yorumlar