Küresel iklim değişikliği, beraberinde kuraklık ve çölleşme... Ama yapılan araştırmalara göre, dünyanın tepesi ilk kez atmıyor. Maya Medeniyeti ve ondan öncesinde de yaşanmış olumsuzlukların belgeleri mevcut. Hatta 5 bin yıl öncesinde Asurlulara ait bir tablet bulunuyor. Çivi yazısı ile yazılmış tabletin tercümesi 'Bu günlerde her şey kötüye gidiyor. Bu gidişle dünyanın sonu yakın' diyor. 'Tarih tekerrürden ibaret' denilen beylik cümle tam da yerine oturdu gibi.

* * *

Hadi bir de dürbünün tersinden bakalım. Acaba, küresel iklim değişikliği diye bir korku mu yaratıldı? Ve de bu alan, kutsal bir alan üzerine dönüştü de bilim adamları bile aksini savunamıyor. Zira yapılan tarihi araştırmalar, dünyanın yaşadığı değişimin ilk kez yaşanmadığını belgeliyor. Sanki tüm doğal olaylar belirli aralıklarla tekrar ediyor. Kırkikindi rüzgarları veya yağmurları gibi.

* * *

Ve de yine bazı bilim adamlarının söylediğine göre küresel iklim değişikliği yani küresel ısınma, doğrudan güneşten dünyaya gelen enerji patlaması ile ilgili. Öyle veya böyle yaşanan veya yaşanacak olan kuraklık çölleşme gibi olumsuzluklar, sahiden insanoğlunu ürkütüyor.

* * *

İşte şimdi konu gelip, yağmur bulutunu çeken ve fakat insanoğlunun hoyratça yok ettiği ormanlarınıza dayanıyor. Ne uğruna yok ediliyor yeşil alanlar? Rant uğruna yok ediliyor. Oysa gelişmiş ülkelerde kentler ormana dönüştürülüyor ve bu yaklaşım hızla da gelişiyormuş.