Ehh günlerden Cuma, haftanın sonu, az biraz rahatlayalım değil mi ya. Misal, hafta boyunca haberlerde sözleri atışma konusu olan Tarkan'ın, önerilen 'Geççek' parçasına dolanalım. Siyasetçiler yorumladı biz dinledik, gülümsedik. Sanatçının geçmişte kalan şarkılarının sözleri bile hatırlandı, hatırlatıldı. 'Başkası olma kendin ol. Kıl oldum abi. Kuzu kuzu'. Bu da benden olsun 'Aaacayip'. Tarkan'ın Geçcekklibinin reklamı öyle böyle değil, iştahlıca yapıldı. Sanırım buna Tarkan bile inanamamıştır. Geççek, artık müzik piyasasında 'yok' satar!
***
Bir fatura siyasetidir ki, gidiyor. Vatandaştan yansıyan ise bastırılmış mağduriyet. Neden söz ediyoruz elektrikten elbette. Cumhuriyet tarihinde tek seferde yapılan en haşmetli elektrik zammından. Ve dahi konu ile ilgili yapılan görüşmelerden. Hala tık yok. Ama sayaçlar dönüyor, faturalar geliyor onu ne yapacağız? Düzenleme taksit taksit, faturalar peşin peşin geliyor ödeniyor.
***
Elektrik tarifeleri yeniden gözden geçirilecek. Elektrik zammı geri alınacak(!) ve de inşallah. Efendim konuyla ilgili randevu, 1 Mart 2022'ye verildi. Az bekleyelim.
***
Ve Emeklilikte Yaşa Takılanlar. Onların kimlikleri EYT'li, çözüm formülleri ise masada. Görüşülüyormuş hala. Az bekleyen arkadaşlar, nasıl olsa beklediğiniz net(!) açıklama gelecektir. Ama EYT'lilerde o sabır da kalmadı. Devlet 'yaşlandın' diyor emekli ediyor, özel sektör 'yaşlısın' diyor işe almıyor. Nasıl iş bulacak ki, torunu bile iş bulamazken. Her evde bir EYT'li var da.
***
Bunlar apayrı konular deyip, geçelim gıda enflasyonuna. Zira hafta sonu. Hani pazara alış verişe falan çıkacaksınız ya. Pazarda meyve ve sebze fiyatları denetim timleri sayesinde düşecekti ama öyle olmamış, yüzdesini geçin diyecektim de geçilecek gibi değil. Bakınız işin uzmanları, meyve ve sebze fiyatlarının bir yıl içerisinde yüzde 100 ila 150 arttığını söylüyor. Market raflarında ise fiyatlar halen inliyor. Yıllık gıda enflasyonu yüzde 91 nokta bilmem kaç olmuş ise de, tüketicinin çarşı pazarda hissettiği enflasyon, üç haneli rakamlara çıktı bile.
***
Bakliyata, kırmızı ete, süte dokunup da, bir dokun bin ahh işit misali olmayalım. Tarım toprakları işgalde, besicilerin meraları da beton olmuş. Yani 'takke düşmüş kel görünmüş'.