Ekonomistler Ortadoğu savaşı nedeniyle kapanan 'Hürmüz Boğazı' ile ilgili bu benzetmeyi yapıyor. Ve devamında “Ortadoğu'daki savaş, artan enerji maliyetleri, yüksek enflasyonist baskı, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış kurları yukarı yönlü etkiliyor” diyor. Peki, Hürmüz aylarca kapalı kalırsa petrol fiyatları ne olur ki? İşte buyurun motorine dev zam, bir de yolda olanı var. Benzin ve motorine ardı ardına gelen zamlar doğrudan gıda fiyatlarına yansıyarak etiketleri fırlattı. Demek oluyor ki savaş uzun sürerse karınlar bile doymayabilir öyle mi? Ortadoğu'da yaşanan kaos, motorinin pompa fiyatlarını 80 liraya kadar uçurmuş. Çiftçi “Ya mazot fiyatı sabitlensin, ya da devlet çiftçiyi desteklesin” diyor, millet ise “Bu zammı durdurun” diye çığlık atıyor. Siyasiler “Krize hazırlıksız yakalandık” diyor. Peki, bu işin gereği ne?
***
Ortadoğu yanıyor, akaryakıt zamları gıda fiyatlarını fırlatıyor, yeni zamlar kapıya dayanmış, yapılan araştırmalara göre, vatandaşın kart ve kredi borçları dile kolay tam 6 triyonu aşmış, icra dosyaları deseniz adeta adliyelerin dışına taşmış, şehirlerarası otobüs biletleri uçak bilet fiyatlarıyla yarışır olmuş, servis ücretleri velilerin olmayan bütçelerini aşmış, çiftçi artan mazot ve gübre fiyatları nedeniyle tarlasını kendi haline bırakmış, esnaf deseniz vergi borçlarıyla bayrama girmiş ve uğurlamış, akla ziyan bir durum velhasıl-ı kelam say sayabildiğin kadar. Millet hem kekeme, hem geveze olmuş durumda.
***
Bu işin gereği ne derseniz onu da ekonominin uzmanları söylüyor, “Savaşın ekonomik etkilerini tam olarak tahmin edebilmek için öncelikle savaşın ne kadar süreceğini ve ne sonuçlar doğurabileceğini bilmek gerekiyor. Bu konuda ise büyük bir belirsizlik hakim”. Hal böyle olunca da bu belirsizlik ortamında savaşın olası ekonomik etkilerini ancak bazı varsayımlar üzerinden değerlendirebilecek işin uzmanları.
***
Buyurun işte savaş zamları peş peşe arz-ı endam ediyor, vatandaşın protein gıdası olan tavuk etine iki gün arayla iki üç kez zam gelmiş. Önce yüzde 10, ardından yüzde 15 falan, sonrası mı ona da sonra öğreniriz. Tavuğun buduydu, paçasıydı, kanadıydı uçmuş gitmiş. Dana kıyma deseniz bin küsur lira olmuş bifteğiydi, parça etiydi, pirzolasıydı bunları es geçiyoruz dilimiz dönmüyor. Asgari ücretin 28 bin küsur, en düşük emekli maaşının 20 bin lira açlık sınırının ise 35 bin 819 lira olduğunu emeklisi de çalışanı da biliyor. Ekonomi yorgun arkadaşlar. Bu da işin gerçeği. Kalın sağlıcakla.