Bahar çıktı çıkıyor ama Mayıs ayı izin vermiyor ki Bahar’ı yaşayalım. Hazret kendini Kasım zannedip esip gürlüyor. Hani derler ya, bahar aylarında insanın başında Kavak Yelleri eser diye. Benimkin de hanidir İzmir İmbatı eser oldu. Taaa oralardan İmbatın kokusu burnuma gelir oldu. Neylersiniz memleket sevdası vurmaya görsün. Sizde olmuyor mu sanki?
Şimdi demem o ki, hafta sonu memleket gidip hasret gidermek istiyorum. Gençliğimi bıraktığım mahallemde mazinin tozunu almak istiyorum. Ve tabi önce köşemden, bu niyetimi Patrona (Haşmet Öyken) duyurmak istiyorum usulca, söylemeden önce. Yenice, Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin Nürnberg seyahatinden döndüm. ‘ Ne bu şimdi, zaten fırsat buldukça çalışıyorsun’ deyip işime son verebilir Allah muhafaza eylesin.Hani memleket krizim tuttu dedim ya. Gidip de görmek istediğim en önemli yer lise yıllarımı yaşadığım tarihi Asansör semti. Ve tabii muhteşem görselliği ile İzmir’in gözbebeği Asansör. Yıllarca Bu tarihi yorgun asansör ile Halil Rıfat Paşa semtinden Karataşa’a iner, okulum İzmir Kız Lisesine vasıl olurdum. Bizim mahallenin gençlerinin, sevgililerinin buluşma noktasıydı Asansör. Masum sevdalarımıza şahitlik etmiş anılarımızı yüreğinde gizlemiştir sessizce. Ve yaşanan masum sevgilerin Kara kutusu olmuştur Asansör.Şimdilerde yenilenmiş, keşke yenilenmeseydi. Karataş ile Halil Rıfat Paşa semtleri arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yaptırılan Asansör araştırmacılara göre Türkiye’de bir ilkmiş. Dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alıyormuş. Asansör semti de pek tabii semtin göbeğinde yer alan tarihi Asansör’den ismini almış ve onunla bütünleşmiş. Bilen bilmeyen karıştırırdı Asansör semtiyle Asansör binasını. Ama biz bilirdik ya Asansör dediğimizde ikisine de sarıp sarmalandığını. Gelelim halk arasında Asansörün kuruluş hikayesine.Asansör semti, zamanında Karataş zengini Yahudi aileleri yaşadığı bir semtmiş. Ve asansörün olmadığı bu dönemde, iki yerleşim yeri arasındaki yaya ulaşımı Karataş Merdiveni olarak adlandırılan 155 basamaklı sokak merdiveniyle yapılırmış. Yine zengin Yahudilerden Devidas Ailesinin reisi bir gün merdivenlerde düşüp ayağını kırınca, ailenin yakın dostu Nesim Levi Bayraklıoğlu, İki yerleşim arasında yaya ulaşımını kolaylaştırmak üzere tarihi Asansörü yaptırmış. Yıl 1907.
Marsilya’dan özel olarak getirtilen tuğlalarla yaptırılan Asansör, giriş kapısının üzerinde hem İbranice hem de Fransızca ‘Asansör 1907 yılında Nissim Levy tarafından inşa ettirilmiştir’ yazılı kitabe yer alıyor. Yeni halini geçenlerde gittiğimde gördüm. Epey değişmiş biraz bana yabancı geldi sanki. Keşke değiştirilmesemiydi ne?