Dünya değişiyor, devir değişiyor ve bu değişim öylesine hızlı oluyor ki; değişime ayak uydurabilen şirketler büyürken, ayak uyduramayanlar yerinde saymak zorunda kalıyor.

Bu değişim bekleniyordu ancak bu kadar hızlısını kimse beklemiyordu.

Belki de pandemi nedeniyle bu değişim çok daha fazla hız kazanmış olabilir.

İşte bu değişim ve dönüşüm, hayatın her alanına etki etti.

Hayatımıza, eğitime, aile ilişkilerine, spor kulüplerine, iş dünyasına hatta insan ilişkilerine kadar hepimiz bu değişime ayak uydurmaya çalışıyoruz.

*****

Okullarda öğretmenler artık bizim zamanımızdaki gibi değil. Anne ve babaların çocukları ile olan iletişimleri de çok daha farklı. Geçmişte otorite ön plandayken; daha otoriter öğretmenler, daha otoriter anne ve babalar varken, bugün bu durum evrilmiş durumda.

Yani çocuklar üzerinde artık otorite etkili olmuyor, bunun tam tersine daha çok samimiyet ve arkadaşlık ilişkisi daha doğru bir iletişim şekli haline geldi.

Z kuşağı dediğimiz nesille kurulacak en doğru iletişim otorite ile değil, samimiyet ile kuruluyor.

Ona dokunmak, onun gibi düşünmek, samimi olmak ve neyin doğru neyin yanlış olduğunu konuşarak ve ikna ederek anlatabilmek çok daha etkili bir yöntem haline geldi.

Yoksa bizler babamızın ya da öğretmenimizin bir bakışı ile neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayabiliyorken bu nesle bırakın bakış atmayı kızıp bağırmakla bile onları ikna edemiyorsunuz.

Çünkü soran, sorgulamayan, doğru ve yanlışı arayan bir nesil ile karşı karşıyayız.

İşte bu iletişimi futbolcuları ile kurabilen teknik adamların, daha başarılı olduğunu da görebiliyoruz.

Sadece teknik taktik bilgisi ile değil, insan ilişkilerinin de günümüz futbolunda ne kadar önemli olduğunu net olarak gözlemliyoruz.

Nuri Şahin'i de öne çıkaran nokta burasıdır.

En güzel örneği de Doğukan Sinik…

Kendi taraftarı tarafından ıslıklanan, forma şansı bulmakta zorlanan, artık takımdan gönderilmeli denilen ve hatta bir dönem kadro dışı kalmanın eşiğinden dönen bir oyuncunun 4-5 ayda A Milli Takıma kadar yükselmesinin ve artan performansının ana nedenlerinden birisi de onunla kurulan bu doğru iletişimdir.

Artık sahada futbolcu döven, oyuncusuna küfür eden teknik direktörler değil, onlarla iyi iletişim kuran, yeri gelince arkadaş yeri gelince baba gibi olmayı başarabilen ve futbolcusunun performansını arttıran hocalar tercih ediliyor.

Bu değişimi yaratan hocaların takımları da, kendileri de, oyuncuları da daha başarılı oluyor.