Lige verilen milli ara, sanıyorum en fazla Antalyaspor'a yaramıştır.

Çünkü milli aranın ardından oynanan 3 karşılaşmada toplanan 7 puan, Antalyaspor'u küme düşme hattından uzaklaştırdı.

Ancak her şey bitmiş değil.

Buna da devamlı olarak dikkat çekmeye çalışıyorum.

Çünkü ligde 2 hafta kazandığınız zaman yukarıya, iki maç kaybedince ise küme düşme hattına gerileyebiliyorsunuz.

Bugün itibariyle 31 puanla 14. Sırada yer alıyoruz.

Küme düşme hattı ile aramızda 5 puan fark var.

Barajın ise 42 puan dolayında olacağını düşünürsek, kalan 12 haftada biran önce 42 puanın üzerine çıkmak zorundayız.

Çünkü ligin son 5 haftası çok enteresan sonuçlara gebe olabiliyor.

Örneğin; küme düştü denilen takımlar, son haftalarda üst üste galibiyet alabiliyor.

Ligde bir sezonda alamadığı galibiyetleri son haftalarda üst üste alan takımlar görebiliyoruz.

İşte bu yüzden kendimizi biran önce yukarıya atmalıyız.

Tabi futbolda hava çok önemlidir.

Havayı yakalığınız zaman bambaşka bir takım haline dönüşebilirsiniz.

O havayı kaybettiğiniz de ise istediğiniz kadar kaliteli bir kadroya sahip olun, kendinizi düşme hattında bulursunuz.

Antalyaspor'da son üç haftada alınan 7 puan, kara bulutların dağılmasına neden olsa da, önümüzde oynayacak olduğumuz çok zorlu iki maç bulunuyor.

Önce; ligin iyi ekiplerinden Adana Demirspor ile önümüzdeki hafta Salı günü ise Türkiye Kupası'nda Trabzonspor ile deplasmanda karşılaşacağız.

Bu iki karşılaşmadan alınacak iki kötü sonuç havayı tam tersine çevirebilir.

Moralleri bozar, mental anlamda yıpratabilir.

Buna dikkat etmeliyiz…

Adana Demirspor iyi bir ekip ancak yenilmeyecek bir takım da değil.

Yeni Malatyaspor karşısında oynadığımız futbolu oynarsak, hem Adana Demirspor deplasmanından hem de Trabzonspor karşılaşmalından hüsran ile ayrılırız.

Her iki ekip de, kötü futbolun faturasını bize çok ağır keser.

Bu da Sivasspor maçı öncesi kara bulutları yeniden üzerimize getirebilir.

Bizim için referans mutlaka Karagümrük maçı olmalı.

Ve iki karşılaşmaya bu ciddiyetle hazırlanmalıyız.