Süper Lig’in 11. Haftası’nın en flaş skorunu İstanbul’da Fenerbahçe’yi yenen Trabzonspor ile birlikte Antalyaspor elde etti.

Trabzonspor’un 19 maçtır kazanan bir takımı deplasmanda yenmesi elbette çok önemli ancak Antalyaspor’un da yenik durumdayken geriden gelip 12 dakikada Beşiktaş karşısında 3 gol bulması ve maçı kazanması da bir o kadar zor bir iş.

Beşiktaş maçının ardından Futbol Sorumlusu Nuri Şahin basın toplantısına katıldı.

Ve bana göre çok önemli açıklamalar ve analizlerde bulundu.

Saha dışına hiç değinmedi, yeşil zemini konuştu, teknik ve taktik anlattı yani saha içinde kaldı.

5 gol atan takımların dahi hakem konuştuğu, tartıştığı, MHK’nin, TFF’nin ciddi anlamda gündemde olduğu bir futbol iklimimiz var.

100 yıllık kulüplerin başındaki başkanların ve yöneticilerin birbirlerini suçladığı hatta çete ve örgüt gibi iddiaların havada uçuştuğu bir dönemde sadece futbol konuşan teknik direktörlere hasret kalmıştık.

Nuri hoca da, maç sonrası açıklamaları ile sadece futbol dinlemek isteyenleri tatmin etti.

Peki, Nuri hocanın yaptığı bu analizler ve Antalyaspor’un maçın ikinci yarısındaki oyunu yaygın medyada ne kadar yer buldu?

Küçücük…

‘Nuri Şahin basın toplantısına katılamıyor ama teknik direktörlük yapıyor’ diye eleştiren İstanbul medyası, Beşiktaş galibiyetinin ardından hocanın teknik ve taktik anlamda önemli detaylara girdiği açıklamalarını Tayfur ve Bailly'nin itişip kakışması kadar bile konuşmadı.

Yani devamlı olarak saha içinde kalmak gerektiğini söyleyen İstanbul medyası yine saha içine giremedi.

Burak Yılmaz’ın maç sonu açıklamalarını konuştu, hakem konuştu, Beşiktaşlı iki futbolcunun itişmesini konuştu hatta nezle olan ve oynamayan oyuncuları dahi konuştu.

Ancak Antalyaspor’un oyununu ve Nuri hocanın analizlerini konuşmadı.

Antalyaspor’un Beşiktaş karşısında özellikle ikinci yarıdaki oyunu ile Tayfur ve Bailly'nin itişip kakışmasından çok daha konuşulmayı hak ettiğini düşünüyorum.

Sadece Beşiktaş, Fenerbahçe yada Galatasaray’ın kötü oyunları değil biraz da rakip takımların iyi oyunlarının da konuşulması gerekiyor.

Türk futbolu ancak ve ancak böyle gelişir…