'O şairden başka hiçbir şeye benzetilemezdi. Gençliğinden beri bakışından, duruşundan, yürüyüşünden ve özellikle düşünüşünden bohem, özgür, şair kişiliği kolaylıkla okunurdu. Onun kadar nezaketini ve akıl ölçüsünü bir an bile yitirmeyen başka insan tanımadım. Nezaket onun takısı değil özüydü.'

Haldun Taner'in sözünü ettiği kişi 45’inci ölüm yıl dönümünde anılacak olan edebiyat dünyamızın yıldız isimlerinden Özdemir Asaf'tır. İnsan ve toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edinen, şiirlerini yoğun bir söyleyiş özelliği ile hissettiren, alay ve taşlamanın egemen olduğu bir şiir evreni kuran Özdemir Asaf.

Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. Oğlu Gün Arun bir söyleşide babası Özdemir Asaf'ı şöyle tarif etmiş;

'Uzun saçları, gür bıyıkları, siyah beresi, bakışlarındaki ışıltısı, r'leri söyleyemeyişi onu arkadaşlarımın babalarından ayırıyordu. Babamın Özdemir Asaf olduğunu öğrenmem için ilk kitabının basılmasını beklemem gerektiğini o günlerde bilmiyordum.'

Kızı Seda Arun da babasının ölüm döşeğindeyken bile nasıl bir şakacı ruh hali içinde olduğunu anlatmış:

'1980 yılının aralık ayında babam hastalandı. Doktor yaptığı ilk tetkiklerden sonra hastaneye yatmasını istedi ama hastalığının tedavisi mümkün değildi. Bunu herkes biliyor ama babam bilmiyordu. Yaşayacağı zaman çok kısaydı ve yapılması gereken her şey yapılmıştı, o nedenle eve götürmemizi söyledi doktor. O gün, o sağlıksız haliyle bile 'Bizim duraktan tanıdık bir taksici çağırın, pisipisine bir trafik kazasında ölmeyeyim.' dedi. Bu şakasını yıllar önce şiir olarak yazmıştı zaten; 'ölüm Allah'ın emri / trafik olmasaydı' O gün Bebek'teki evine sağ salim vardı ama zamanı çok kısaydı.'

28 Ocak 1981'de 58 yaşındayken İstanbul'da hayata veda eder Özdemir Asaf.

***

Özdemir Asaf çoğu ikili ve dörtlük şiirler yazmış. Bir gazeteye uzun şiirler yazmadığı için, dönemin şairleri ile aynı parayı aldığı söylenince o gazeteye şiir göndermeyi bırakacak kadar onurlu bir insandır Özdemir Asaf.

'Sana gitme demeyeceğim/Ama gitme, Lavinia',

'Yaşamak değil/Beni bu telaş öldürecek' ve

'Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz' gibi unutulmaz şiirleri kaleme alan, edebiyat matinelerinin yıldız isimlerinden Özdemir Asaf bu şiir matinelerinde hep sona bıraktığı, en çok sevilen, en çok istenen şiiri 'Lavinia’yı okurmuş.

Benim de sevdiğim şiirdir Lavinia. Bu şiirin hikayesi şöyle;

Özdemir Asaf'ın üniversitede öğrenciyken bu şiiri platonik aşkına yazdığı söylenir. Fakat kızın gönlü bir başka sanatçıya kaymış.

Özdemir Asaf, şiiri bir yarışmaya göndermiş ve bu şiir birincilik ödülü almış. Söylentilere göre kazandığı yarışmanın ödül töreninde kız da salondaymış. Özdemir Asaf şiiri okurken kızın salonu terk ettiği, üzülen şairin de kıza duygularını asla açamadığı söylenir.

Lavinya, ‘Hayalimdeki muhteşem sevgili demektir ve bir çiçek cinsidir; Ölüm Çiçeği